Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâmın "İsm-i Âzama mazhar" olmasını açar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte Zât-ı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm, çünkü İsm-i Âzama mazhardır ve nübüvveti umumîdir ve bütün esmâya mazhardır. Elbette, bütün devâir-i rububiyetle alâkadardır. Elbette o dairelerde makam sahibi olan enbiyalarla görüşmek ve umum tabakattan geçmek, hakikat-i Miracı iktiza ediyor."(1)

İsm-i Âzam; Kur`an ve hadis-i şeriflerde zikredilen Allah’ın isimlerinin en azimi ve en camiidir.

İsm-i A'zam, Allah’ın bütün esmâ-i hüsnasının mânâsını ifade eden ismidir. Â'zam, “en büyük, en ulu, en azim” demektir.

Allah, İsm-i âzamı, isimleri içinde gizlemiştir. Bunun hikmeti, bütün esmâ-i hüsnasının zikredilmesidir. İsm-i âzam belli olsaydı, insanlar yalnızca o isimle dua ederler, diğer isimleri hatırlamazlardı.

Ayrıca her ismin de azamî bir mertebesi vardır ve evliyanın ism-i â'zamı farklı görmeleri, kendilerinin mazhar oldukları esmânın farklı oluşuyla izah edilir. Bu nedenle her ismin de â'zamî bir mertebesi var ki, o mertebe ism-i â'zam hükmüne geçiyor. Evliyaların ism-i â'zamı ayrı ayrı bulması bu sırdandır. Hz. Ali Efendimize göre İsm-i Âzam; Ferd, Hayy, Kayyûm, Hakem, Adl, Kuddûs isimleridir. İmam-ı Âzam'ın ism-i â'zamı; Hakem ve Adl isimleridir. Gavs-ı Âzam'ın ism-i â'zamı; Yâ Hayy'dır. İmam-ı Rabbânînin ism-i â'zamı; Kayyûm isimidir.

Peygamber Efendimizde (asm) diğer bütün isimler azami derecede ve itidal üzere tecelli etmiştir. Bir isim galip gelip diğer isimleri gölgede bırakmamış, Onda (asm.) her isim en azam derecede tecelli etmiştir.

(1) bk. Sözler, Otuz Birinci Söz, İkinci Esas.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...