"İşte şu sır içindir ki, mu’cize-i taamiye ve mu’cize-i maiyenin her bir misali, hanin-i ciz’ derecesine çıkmıyor." Buradaki sır nedir, izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Fakat şu mu’cize-i taamiye ve mu’cize-i mâiye ise, mu’cizeden ziyade bir keramettir; belki kerametten ziyade bir ikramdır; belki ikramdan ziyade, ihtiyaca binaen bir ziyafet-i Rahmâniyedir. Onun için, çendan dava-yı nübüvvete delildir ve mu’cizedir; fakat asıl maksat, ordu aç kalmış, bir çekirdekten bin batman hurmayı halk ettiği gibi, Cenâb-ı Hak, hazine-i gaybdan bir sâ’ taamdan bin adama ziyafet veriyor. Hem susuz kalmış mücahid bir orduya, kumandan-ı âzamın parmaklarından âb-ı kevser gibi su akıttırıp içiriyor."

"İşte şu sır içindir ki, mu’cize-i taamiye ve mu’cize-i mâiyenin her bir misali, hanîn-i ciz’ derecesine çıkmıyor. Fakat o iki mu’cizenin cinsleri ve nevileri, külliyet itibarıyla, hanîn-i ciz’ gibi mütevatir ve kesretlidir. Hem taamın bereketini ve parmaklarından suyun akmasını herkes göremiyor, yalnız eserlerini görüyor. Direğin ağlamasını ise herkes işitiyor. Onun için fazla intişar etti." (Mektubat, On Dokuzuncu Mektup, Onuncu İşaret)

Peygamber Efendimiz (asm)'in yemek ve su ile alâkalı göstermiş olduğu mu’cizeler ekseriyetle bir ihtiyacın giderilmesi üzerine olmuştur. Malum Arabistan tarım ülkesi olmadığı için, hububat ve su bakımından kaynakları kısıtlı ve fakirdir. Bu sebeple Allah, Peygamberi vasıtasıyla sahabenin zor durumlarda yemek ve su ihtiyacını mu’cize ile gidermiştir. Bu da Allah’ın bir ikramı, ihsanı ve ziyafetidir.

"Kuru ağacın ağlaması" mu’cizesi ise, bir ihtiyaçtan ve bir ikramdan ziyade, nübüvvetin ispat edilmesi bakımından bir delil ve bir ispat mahiyetindedir. Bu yüzden sahabe bu mu’cizenin duyurulması ve ilan edilmesinde daha titiz daha ihtimamlı davranmıştır. "Kuru ağacın ağlaması" hadisesinin su ve yemek mu’cizelerinden daha şöhretli ve daha bilinir olmasının sırrı budur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...