"Keramet, mucize gibi Cenâb-ı Hakkın fiilidir, hediyesidir, ihsanıdır ve ikramıdır; beşerin fiili değildir." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Mu’cize nasıl Allah’ın peygamberlerini te’yid ve desteklemek için gösterdiği harikulade bir durum ve fiil ise, keramet de benzer bir şekilde Allah’ın razı olduğu ve kıymet verdiği salih kullarına bir ikramı, hediyesi ve ihsanıdır; asla ve kat’a insana ait bir fiil değildir.
Keramet ile mu’cize fiil bakımından aynıdır ve bir insanın bunu kendi kesbi ve kuvveti ile göstermesi asla mümkün değildir. Keramet ve mu’cizenin tek farkı, birisinin nebiler eli ile diğerinin de velilerin eli ile gösterilmesidir.
Mu’ciz, aciz bırakan demektir. Mu’cize denince aklımıza, peygamberlerin eliyle sergilenen ve diğer insanların yapmaktan aciz kaldıkları harika işler gelir. “Doğrudan doğruya Allah’ın fiilidir.” Ama bu fiiller bir sevgili kulun eliyle ortaya konmuştur. Tâ ki, Allah elçilerinin davalarına birer şahid olsunlar.
Mu’cize nasıl nebilerin kendi kesbi ile gösterdiği bir şey değilse, keramet de hakeza velilerin kendi eli ile gösterdiği bir şey değildir; her ikisi de Allah’ın bir ikramı ve hediyesidir.
Keramet sahibi büyük bir veli, o harika hali kendisi irade etmediği gibi, meydana gelmesinde de bir güç sarf etmiş değildir. Allah’ın sevgili bir kulu olma noktasında gösterdiği gayretlere bir mükâfat olarak Cenab-ı Hak onda bazı harika kerametler tezahür ettirmiştir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü