"Kâinatın baştan başa bütün güzel mahlûklarında ve yapılışları güzel umum masnûlarındaki hüsn ve cemâl dahi San’atkâr-ı Zülcelâl’deki fiillerinin hüsn..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Dünya cennetin yanında nasıl bir gölge ve zindan mesabesinde kalıyorsa, aynı şekilde cennet de Allah’ın isimlerinin gölgesi hükmündedir.

Allah’ın isim ve sıfatları sonsuzdur. Mahlûkattaki bütün tecelliler Allah’ın sonsuz isimlerinin bir damlası, çok perdelerden geçmiş zayıf bir gölgesi mesabesindedir.

Mesela; yeryüzündeki bütün annelerin şefkati toplansa, Allah’ın sonsuz şefkati yanında bir damla, bir pırıltı gibi kalır. Aynı şekilde cennetteki bütün güzellikler toplansa, O’nun isim ve sıfatlarının bir cilvesi ve bir damlası kadar olamaz.

“Ve esmâ ve sıfâtın her birisinde binler merâtib-i ihsan ve cemâl ve binler tabakat-ı kemâl ve muhabbet var. Sen yalnız Rahmân ismine bak ki, Cennet bir cilvesi ve saadet-i ebediye bir lem’ası ve dünyadaki bütün rızık ve nimet bir katresidir.” (Otuz İkinci Söz, Üçüncü Mevkıf)

Eşya isimler, sıfatlar, şuunatlar ve Zat-ı Akdes arasında mukayese yapıldığı zaman nisbî olarak alttan üste doğru makam olarak giderler.

Eşya isimlere nisbeten gölge, isimler sıfatlara göre gölge, sıfatlar şuunata göre gölge, şuunat da Zat-ı Akdese nisbet edildiği zaman gölge gibi kalır. Şayet isimleri Zât-ı Akdese nisbetle düşünecek olursak, Allah’ın Zât’ının yanında gölgenin gölgesi gibi kalır. Üstad Hazretleri bu sıralamayı şöyle ifade ediyor:

"Yirmi İkinci Söz'de izah edilen şu temsile bak ki: Nasıl mükemmel, muntazam, san'atlı, saray gibi bir eser, bilbedâhe, muntazam bir fiile delâlet eder. Yani, bir bina, bir dülgerliğe delâlet eder. Ve mükemmel, muntazam bir fiil, bizzarure, mükemmel bir fâile ve mahir bir ustaya, bir dülgere delâlet eder. Ve mükemmel usta ve dülger ünvanları, bilbedâhe, mükemmel bir sıfata, yani san'at melekesine delâlet eder. Ve mükemmel sıfat ve o mükemmel meleke-i san'at, bilbedâhe, mükemmel bir istidadın vücuduna delâlet eder. Ve mükemmel bir istidat ise, âli bir ruh ve yüksek bir zâtın vücuduna delâlet eder."

"İşte, bütün âlemdeki âsâr-ı san'at ve bütün mahlûkat, her biri birer eser-i mükemmel olduğundan, her biri bir fiile ve fiil ise isme; isim ise vasfa ve vasıf ise şe'ne ve şe'n ise zâta şehadet ettikleri için, masnuat adedince, bir tek Sâni-i Zülcelâlin vücub-u vücuduna şehadet ve ehadiyetine işaret ettikleri gibi, heyet-i mecmuasıyla, silsile-i mahlûkat kadar kuvvetli bir tarzda bir mirac-ı marifettir. Hiçbir cihette içine şüphe girmeyen müteselsil bir burhan-ı hakikattir."(1)

Bu sıralama cemal ve hüsün noktasından yapılıyor. Kâinattaki bütün güzellikleri Allah’ın isimlerinin güzelliğine, isimlerin güzelliği sıfatların güzelliğine, sıfatların güzelliği şuûnatın güzelliğine, şuûnatın güzelliği de Allah’ın Zât'ının sonsuz güzelliğine işaret ediyor.

(1) bk. Sözler, Otuz Üçüncü Söz, On Sekizinci Pencere.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 3.733
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...