Block title
Block content

Altıncı Mertebe-i Nuriye-i Hasbiye

İçerikler

  1. "Ben de Sûre-i Nur’daki اَللهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَ اْلاَرْضِ (ilâ âhir) âyetinin rasathanesine girip, imanın dürbünüyle bu âyet-i hasbiyenin en uzak tabakalarına ve şuur-u imanî hurdebiniyle en ince esrarına baktım, gördüm." Neden rasathane diyor?

  2. "Bu kâinatın baştan başa bütün güzel mahlûklarında ve yapılışları güzel umum masnûlarındaki hüsn ve cemâl dahi San’atkâr-ı Zülcelâl’deki fiillerinin hüsn ve cemâline kat’i şehâdet ve ef’âlindeki hüsn ve cemâl ise, o fiillere bakan ünvanların, yâni isimlerin hüsn ve cemâline şübhesiz delâlet..." İzah?

  3. "Şuur-u imani hurdebîni ile en ince esrarına baktım, gördüm..." ifadesiyle ne anlatılmak isteniyor?

  4. Allah, kendisine ihlas ve samimiyetle yönelen kullarına, istidad ve kabiliyetlerinin üstünde lütuflarda bulunur mu? Kabiliyet, insanı bir daireye mahkum mu ediyor?

  5. "...Şu kâinatta bütün eserler, mahlûklar, masnûlar hadsiz vücûdlariyle, hâlık ve sâni ve fâillerinin vücûd-u ef’âline ve esmâsının vücûduna ve evsafının vücûduna ve şuunat-ı zâtiyesinin vücûduna ve Zât-ı Akdesinin vücub-u vücûduna kat’i bir sûrette delâlet ettikleri gibi..." Açıklar mısınız?

  6. "Demek Sâni-i Zülcemâl’in kendi Zât-ı Akdesine lâyık öyle hadsiz bir hüsn ve cemâli var ki, bir gölgesi bütün mevcûdâtı baştan başa güzelleştirmiş ve öyle münezzeh ve mukaddes bir güzelliği var ki, bir cilvesi kâinatı serbeser güzelleştirmiş ve bütün dâire-i mümkinatı hüsn ve cemâl lem’alariyle tezyin edip ışıklandırmış." Açıklar mısınız?

  7. "Mâdem bir san’atın ve eserin vücûdu, bedahetle o eseri işleyenin fiiline delâlet ve o fiilin vücûdu, fâilinin ve ünvanının ve eseri intac eden sıfatın ve isminin vücûdlarına delâlet eder. Elbette ..." Açıklar mısınız?

  8. "Sâni-i Zülcemâlin kendi Zât-ı Akdesine lâyık öyle hadsiz bir hüsn-ü cemâli var ki, bir gölgesi bütün mevcudâtı baştan başa güzelleştirmiş." İzah eder misiniz?

  9. "Nurun gelmesi elbette nuranîden ve vücut vermesi her halde mevcuttan ve ihsan ise gınâdan ve sehavet ise servetten ve talim ilimden gelmesi bedihî olduğu gibi, hüsün vermek dahi hasenden ve güzelleştirmek güzelden..." Peki şerleri nereye koyacağız?

  10. Üstad çoğu yerde ehli zevk ve keşfi şahit gösteriyor, Allah´ın varlığına. Bu insanlar bizzat görmüşler mi?

  11. "Nasıl ki ceset ruha dayanır, ayakta durur, hayatlanır ve lâfız mânaya bakar, ona göre nurlanır ve suret hakikata istinad eder, ondan kıymet alır." cümlesini izah eder misiniz?

  12. "Suret hakikata istinad eder, ondan kıymet alır." cümlesini açıklar mısınız?

  13. "Esmâ-i hüsnâsının güzellikleri dahi ayrı ayrı olduğundan, mevcudatta bulunan hüsünler ayrı ayrı düşmüş." cümlesini izah eder misiniz?

  14. "Her şeye en güzel vaziyeti verdiren ve her zîhayata hakk-ı hayatı verip ihkak-ı hak eden ve mütecavizleri durduran ve cezalandıran bir âdiliyetin haşmetli güzelliğine bak, gör." cümlesini izah eder misiniz?

  15. "İmanın güzelliği ve hakikatın güzelliği ve nurun hüsnü ve çiçeğin hüsnü ve ruhun cemali ve suretin cemali ve şefkatin güzelliği ve adaletin güzelliği ve merhametin hüsnü ve hikmetin hüsnü ayrı ayrı,.." hüsün, cemal ve güzellik arasında fark var mı?

  16. "İmanın güzelliği ve hakikatın güzelliği ve nurun hüsnü ve çiçeğin hüsnü..." Bu kadar ulvi ve harika manevi güzellikler dururken, insan nasıl oluyor da cismani güzelliğe saplanıyor? Bu konuyu biraz açar mısınız? Bir de ruhun cemali ne demektir?

  17. "Rahmaniyet, rahîmiyet, hakimiyet, âdiliyet gibi tabirler, Cenab-ı Hakk’ın hem isim hem fiil hem sıfat hem şe’nlerine işaret ederler." İzah eder misiniz?

  18. "Mâhiyetinin muktezası ve tebarüz etmek, hakikatinin şe’ni bulunan nihayet kemâlde bir cemâl-i bîmisâl ve ezelî bir hüsn ü lâyezâli ve sermedî bir güzellik vardır ki..." cümlesini açıklayabilir misiniz?

  19. "Bütün hayırlar, iyilikler, güzellikler, lezzetler tahlil neticesinde vücuttan neşet ettiklerini..." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?

  20. "Küfür ise, hakaik-ı imaniyeyi inkâr ve nefy olduğundan ademdir. Enâniyetin vücudu ise, haksız temellük ve aynadarlığını bilmemek ve mevhumu muhakkak bilmekten ileri geldiğinden, vücud rengini ve suretini almış bir ademdir." Bu konuyu açar mısınız?

  21. "Ve ecramı ve mevcudâtı Mevlevî-misâl pervane gibi raks ve semaa kaldıran cezbedarâne harekât ve deveran, o hakikat-ı câzibedarın cemâl-i kudsîsinin hükümdârâne tezahüratı karşısında âşıkane ve vazifedarâne bir mukabeledir." cümlesini izah eder misiniz?

  22. Haksız temellük, ayinadarlığını bilmemek, mevhumu muhakkak bilmek, ne demektir?

  23. Sitenizde, adem alemlerinin dahi Cenab-ı Hakk'ın ilminde olduğunu ifade ediyorsunuz. Küfür ise ademdir, deniliyor. Şu halde çirkin olan küfrün, sermedi güzellikteki ilm-i ilahinin içinde bulunması durumunu nasıl anlayacağız?

  24. “Mahlukattaki cemal, Cemal isminin tecellisidir.” ifadesini nasıl anlamalıyız?

Yükleniyor...