Kainatın kendi kendine oluştuğunu söyleyenler, neden tüm kainat ve mevcudatı tahkir etmiş oluyor? Çünkü tüm zerrelere kudret ve ilim isnadında bulunulması, tahkir değil, yüceltmedir deniliyor?..

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bir şeyi haddinden aşağı göstermek; o şeye nasıl bir hakaret ise, o şeyi haddinin üstünde göstermek de; zımni bir hakarettir.

Mesela, tilkiye tavuk muamelesi yapmak nasıl bir hakaret ise, aynı tilkiye haddinin fevkinde olarak aslan muamelesi yapmak da zımni bir istihza ve ironidir. Yüceltmeyi ironi (mizah/gülmece) ile karıştırmak; tam bir hamakat örneğidir. Bizim buralarda hakareti genelde fazla övgü ile yaparlar, bu da kıvrak bir mizah anlayışı olsa gerek. Kara cahil bir kimseye; "ordinaryüs profesör" demek gibi...

Cansız, şuursuz, aciz ve kör bir maddeye; sonsuz bir hayat, ilim, irade, kudret ve görme gibi vasıfları vermek; tam bir paradoks, koyu bir cehalet, müstehzi bir zeka kusurudur. Üstad Hazretleri benzer bir manayı şu şekilde ifade ediyor:

"Meğer her bir zerrede Eflâtun kadar bir şuur ve Calinos kadar bir hikmeti ispat ettikten sonra, zerrât-ı saire ile vasıtasız muhabereyi itikad ve esbab-ı tabiiyenin üssü'l-esası hükmünde olan cüz-ü lâyetecezzâdaki kuvve-i cazibe ve kuvve-i dâfianın içtimalarının hortumu üzerindeki muhaliyetin damgasını kaldırabilesin... Eğer nefsin bu muhalâta ihtimal verse, seni insaniyet defterinden sildirecektir."(1)

(1) bk. Muhakemat, Üçüncü Makale, Birinci Masat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

fakirullah
Zerrelere kudret ve ilim isnadında bulunuyorlar ancak mantıki ve deneysel çok yollarla zerrenin kendisinde bu kudret ve ilmin bulunmadığını isbatlayabiliyoruz. Yani her zerrede bütün kainatı bilecek görecek idare edecek bir ilim ve kudret bulunması çürük bir iddiadır. Zerrenin maddi yani mülk cihetinde ilim ve kudret yoktur ancak şuurkarane hareket edebildiklerinden bir yerden bir ilme, bir şuura mazhar olduklarını gösteriyorlar. Bu şuur ve kudretin Allah'a ait olduğunu kabul etmeyen felsefe zerreye "şuursuz, camid, tesadüf fırtınalarının elinde serseriyane hareket ediyor" demeye mecbur olur ki bu zerreyi tahkirdir. Çünkü zerre sırf maddi ciheti olan birşey değildir, bir de Allah'ın sonsuz ilim irade kudretine mazhar olan bir melekut tarafı vardır. Eğer şuur ve ilmin Allah'a ait olduğunu kabul etse, zerreler Allah'ın emriyle hareket eden vazifedar memurdur, demek zorundadır ki bu zerrenin hakiki kıymetini ifade eder. İşte maddiyyunlar böyle mantıksız, kendi kendini çürüten bir tezi savunmuş oldukları için, kendi akılsızlıklarını ilan etmiş oluyorlar. Bu hatalarının ana kaynağı da eşyaya sırf mülk cihetiyle bakıp melekut cihetinden gelen mucizevi halleri yine o mucizeleleri hamledemeyecek tabiat, madde, tesadüf, sebepler gibi şeylere vermeye çalışmalarıdır. Her kim olursa olsun eşyaya 2 vechini birden nazara alarak bakmazsa kainatı izah etmesi ve tevhid-i hakikiyi bulması mümkün değildir. Bu asırda ehli imanı da tehdit eden "tek gözlülük" denen deccal illeti eşyanın iki vechini birden görebilen basiretimizin çok azalıp eşya ve hadiselerin sırf maddi cihetini görüyor olmamızdır! Cenabı Hak hepimize külli şifa ihsan etsin.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...