"Her bir zerre öyle bir nakş-ı san’atta işler ki, ya bütün zerrâtla münasebettar, her birisine ve umumuna hem hâkim ve hem her birisine ve umumuna mahkûm" olmasını izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Tabiat Risalesinde bu konuda şu izahlara yer verilmiştir:

"Senin vücudun bin kubbeli harika bir saraya benzer ki, her kubbesinde taşlar, direksiz birbirine baş başa verip muallâkta durdurulmuş. Belki senin vücudun, bin defa bu saraydan daha aciptir. Çünkü o saray-ı vücudun, daima, kemâl-i intizamla tazelenmektedir. Gayet harika olan ruh, kalp ve manevi letâiften kat-ı nazar, yalnız cesedindeki her bir aza, bir kubbeli menzil hükmündedir. Zerreler, o kubbedeki taşlar gibi birbirleriyle kemâl-i muvazene ve intizamla baş başa verip, harika bir bina, fevkalâde bir sanat, göz ve dil gibi acip birer mucize-i kudret gösteriyorlar."

"Eğer bu zerreler, şu âlemin ustasının emrine tabi birer memur olmasalar, o vakit her bir zerre, umum o cesetteki zerrelere hem hâkim-i mutlak, hem her birisine mahkûm-u mutlak, hem her birisine misil, hem hâkimiyet noktasında zıt, hem yalnız Vâcibü'l-Vücuda mahsus olan ekser sıfâtın masdarı, menbaı, hem gayet mukayyet, hem gayet mutlak bir surette olmakla beraber, sırr-ı vahdetle yalnız bir Vâhid-i Ehadin eseri olabilen gayet muntazam bir masnu-u vâhidi o hadsiz zerrâta isnad etmek, zerre kadar şuuru olan, bunun pek zahîr bir muhal, belki yüz muhal olduğunu derk eder." (Lem'alar, Yirmi Üçüncü Lem'a.)

Netice; kâinatı idare eden bir ustayı kabul etmediğimiz takdirde, varlıkların vücudunda çalışan her bir zerreyi hem emir veren hem de emir alan acip ve garip bir vaziyette kabul etmek icab edecek. Bu da imkânsızlığın en acibidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 1.605
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...