"Gayet harika olan ruh, kalb ve manevi letaiften kat-ı nazar, yalnız cesedindeki her bir aza, bir kubbeli menzil hükmündedir." Görünmeyen ruh ve duygulardan niye bahsediliyor?
Değerli Kardeşimiz;
"Çünkü o saray-ı vücudun, daima, kemâl-i intizamla tazelenmektedir. Gayet harika olan ruh, kalb ve mânevî letâiften kat-ı nazar, yalnız cesedindeki her bir âzâ, bir kubbeli menzil hükmündedir. Zerreler, o kubbedeki taşlar gibi birbirleriyle kemâl-i muvazene ve intizamla baş başa verip, harika bir bina, fevkalâde bir sanat, göz ve dil gibi acip birer mucize-i kudret gösteriyorlar." (Lem'alar, Yirmi Üçüncü Lem'a.)
Burada; “Haydi, ruh ve manevî duygulardan geçtik, hiç olmazsa gözünün önünde duran bedenindeki harika sanatlara dikkat et”, deniliyor. “Kat-ı nazar” ibaresi, bu paragrafın özeti gibidir.
Ruh, kalp ve manevi duygular da beden gibi hatta onan daha mükemmel ve harikadır. Lakin bu asrın maddeci ve gafil gözleri bunları göremediği için, Üstad Hazretleri öncelikle göz önünde duran bedeni nazara veriyor. Yani bilinen ve görünenden hareketle, bilinmeyen ve görünmeyene intikal metodu tatbik ediliyor.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü