"Kudret-i ezeliyenin, kâinattaki mevcudatın nevilerine, fertlerine olan nispet ve taallûkundan husule gelir." cümlesini "nisbet" ile izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"S. Bu fiilî isimlerinin kesretle tenevvüü neden meydana geliyor?"

"C. Kudreti ezeliyenin, kâinattaki mevcudatın nevilerine, fertlerine olan nispet ve tallûkundan husule gelir. Bu itibarla, بِسْمِ اللهِ kudret-i Ezeliyenin taallûk ve tesirini celb eder. Ve o taallûk, abdin kesbine ve işine yardım edici bir ruh gibi olur. Öyleyse, hiç kimse, hiçbir işini besmelesiz bırakmasın!"(1)

Nispet burada ilahi kudretin her hangi bir şeyde tecelli ve taalluk (ilgisi, ilişiği olmak) etmesi anlamında kullanılıyor.

Mesela, Cenab-ı Hak kudret sıfatıyla bir canlının canını aldığında, fiili bir isim olan Mümit ismini tecelli ettirerek o ismi alıyor. Aynı ilahi kudret bir cenine hayat verdiğinde ise Muhyi ismini alıyor. Yine aynı ilahi kudret bir canlıya rızık yarattığında da Rezzak ismini alıyor ve hakeza bu böyle devam edip gidiyor.

İlahi kudretin ölüm ile nispeti Mümit ismini meydana getirirken, hayat verme işlemi ile nispeti itibariyle de Muhyi ismini gösteriyor. Yani ilahi kudret hangi işe hangi eyleme (fiile) hangi türe nispet (temas ediyor) ve tecelli ediyor ise, işin şekline ve türüne göre bir isim alıyor veya o ismi gösteriyor demektir.

Fiili isimlerin sayısız olması, nispet ve tecellilerin sayısız olmasından hasıl oluyor. Allah’a nispet edilen ne kadar kudsi isim varsa, hepsinin temeli ve kökeni ilahi kudrete dayanıyor ve ilahi kudretin bir iş ile olan nispet ve tecellisinden meydana çıkıyor.

(1) bk. İşaratü'l-İ'caz, Fatiha Suresi.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...