Block title
Block content

Sure-i Fatiha

İçerikler


  1. Risale-i Nur'da Kur'anın dört esası Tevhid, Nübüvvet, Haşir, Adalet ve İbadet olarak geçiyor. Adalet ve İbadet ayrı ayrı şeyler ise neden birlikte söylenmiş olabilir?

  2. "Şu garib ve acip mahluklar kimlerdir? Nereden geliyorlar? Nereye gidiyorlar?" diye ahvallerini anlamak üzere hilkat hükûmeti, fenn-i hikmeti karşılarına çıkardı." cümlesini özellikle hilkat hükumeti kavramını izah eder misiniz?

  3. "Sarahaten veya işareten veya remzen..." Ayetlerdeki işaret ve ima aynı manada mı, yoksa az da olsa fark var mıdır?

  4. "Kur'an müşahhas olduğu halde, efrat sahibi olan külli gibi tarif edilir." cümlesini misal verip izah edebilir misiniz?

  5. "Dünyadaki işimiz de, o saadet-i ebediye yollarını temin etmekle re’sü’l-malımız olan istidatlarımızı nemalandırmaktır." cümlesini izah eder misiniz?

  6. "Ve keza اَلرَّحْمن nizam ve adalete işaret eder." Rahman isminin nizam ve adalete delalet eden vecihleri nelerdir?

  7. "Hasrı ifade eden câr ve mecrûrun takdimi, tevhide îmadır." car ve mecrur neye takdim edilmiştir? İşaratü’l-icaz’da “kul” kelimesi besmeleden evvel mukadder denilmiştir, ama Emirdağ Lahikasında ise ahirinde denilmiş, farkı nedir?

  8. "Ve keza اِنّاَ اَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ sadefi de, o makasıd-ı erbaa cevherlerini tazammun etmiştir." Kevser suresinde Kur'an'ın dört ana konusu var mıdır?

  9. "...Çünkü resul olmasaydı, tebliğ ve tâlime memur olmazdı. Kezalik, hasrı ifade eden câr ve mecrûrun takdimi, tevhide îmadır..." cümlesini izah eder misiniz?

  10. Besmele lafzında "de ki" eki geçmediği halde, neden tefsirlerde varmış gibi kullanılıyor?

  11. "Ve keza اَلْحَمْدُ ِللهِ’taki ل ihtisası ifade ettiğinden tevhide işarettir." Buradaki Lam tevhid'i nasıl ifade ediyor?

  12. "Evet بِسْمِاللهِ öyle müstakil bir nurdur ki, bu nur, hiçbir şeye bağlı değildir. Hattâ bu nurun câr ve mecrûru bile hiçbir şeye muhtaç değildir..." İzah eder misiniz?

  13. "Cenab-ı Hakk'ın zâtî isimleri olduğu gibi, fiilî isimleri de vardır." cümlesini açıklar mısınız?

  14. Kur'an'ı açtığımızda karşımıza ilk olarak besmelinin çıkmasının hikmeti ne olabilir?

  15. "BİSMİLLAH güneş gibidir. Yani, güneş başkalarını gösterdiği gibi, kendini de gösterir, başka bir güneşe ihtiyaç bırakmaz, başkalarına yaptığı vazifeyi, kendisine de yapıyor; ikinci bir BESMELE daha lâzım değil." izah?

  16. "Ancak ب harfinden müstefad olan اَسْتَعِينُ veya örfen malûm olan اَتَيَمَّنُ veyahut mukadder olan قُلْ'ün istilzam ettiği اِقْرَأْ fiillerinden birine mütealliktir." izah eder misiniz?

  17. Allah'ın rahmeti gazabını geçtiğine göre; hüzünlenmenin ne faydası var? Aksine insanın neşeli, mutlu olması gerekmez mi?

  18. Allah'ın subuti sıfatlarının tecellileri ve diğer isimler ile bağlantısı Risalelerde nasıl ele alınmış, merak ediyorum. Özet olarak ifade eder misiniz?

  19. Risale-i Nur'da, Allah'ın isimlerinin nihayetsiz olduğuna dair bir bilgi var mı, Esma-i hüsna sınırlı sayıda mıdır?

  20. Havf ve reca dengemiz nasıl olmalı? Yüzde elli, yüzde elli mi olmalı? Reca, yani ümit yüzde doksan dokuz ve havf yüzde bir mi olmalı. Risaleler ışığında açıklar mısınız?

  21. Besmelenin, abdin kesbine ve işine yardımcı bir ruh olması ifadesini nasıl anlamalıyız?

  22. İşârâtü'l-İ'câz, Sure-i Fatiha bölümünde, neden sürekli Rahman ismi nazara veriliyor?

  23. Üstadımızın "Kadir-i Zülcelal" ve "Sani-i Zülcelal" ifadelerini sürekli kullanmasının nedeni ne olabilir?

  24. Allah'ın isimleri; Celal, Cemal ve Kemal olarak üçe mi ayrılıyor, yoksa Celali ve Cemali olarak ikiye mi ayrılıyor?

  25. Kainatta Allah'ın isimlerinin veya isminin tezahür etmediği olaylar ve anlar var mıdır? Zalim bir adamın zulmünü yaparken (cinayet işlemek, malı gasp etmek, yalan söylemek) Allah´ın isimleri tezahür eder mi?

  26. İşaretü'l-İ'caz'da, fiili isimlerin gayr olduğu ve kudretin kainatta icadi taalluku ve nisbetinden doğup merci ve mizanları kudret olduğu ifade edilmiş. Peki; bu fiili isimlerin cilvesi olan ef´al-i ilahiye ezeli midir, hadis midir?

  27. İnsan sayısı adedince esmanın olması ne demektir? Çünkü hayvan da esmaya mazhardır; hayvan sayısınca da denilebilirdi. Neden sadece insan denilmiştir? Bu konuyla ilgili Külliyattan nerelere bakabilirim?

  28. Allah'ın fiilleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

  29. "Esma-i Hüsna, Allah’ın gayri ve fiili olan sıfatlarına denir." Esma-i hüsna Allah'ın güzel isimleri olarak biliyorum; isim ve sıfat birbirinden ayrı mıdır, aynı mıdır? Cevşen'de geçenler Allah'ın ismi midir, sıfatı mıdır?..

  30. Allah'ın tenzihi sıfatı olan vücud, Allah'ın zatıdır demek ya da zatı olduğunu düşünmek doğru mudur? Risalelerde bu konuda bir açıklama var mıdır?

  31. Sıfat-ı Ayniye, Sıfat-ı Gayriye Ne Demektir?

  32. "اَلرَّحْمٰنِ dahi, ne ayn ne gayr olan sıfat-ı seb’aya remizdir. Zira Rahman “Rezzak” manasınadır. Rızık, bekaya sebeptir. Beka, tekerrür-ü vücuttan ibarettir. Vücut ise, birincisi mümeyyize, ikincisi muhassısa, üçüncüsü müessire olmak üzere..." izah?

  33. " اَلرَّحِيمِ de, fiilî olan sıfat-ı gayriyeye imadır." cümlesini izah eder misiniz?

  34. "Cenab-ı Hakk’ın ismi, zat-ı akdesine ayn olduğu cihetle lâfza-i celal, sıfat-ı ayniyeye işarettir. اَلرَّحِيمِ de, fiilî olan sıfat-ı gayriyeye imadır. اَلرَّحْمٰنِ dahi, ne ayn ne gayr olan sıfat-ı seb’aya remizdir..." devamıyla izah eder misiniz?

  35. "Rahmân büyük nimetlere, Rahîm küçük nimetlere delâlet ettikleri cihetle, Rahîm’in, Rahmân’dan sonra zikri, yukarıdan aşağıya inmek mânâsına olan sanatüt-tedellî kaidesine dahildir.." İzah?

  36. Basar, Semi gibi sıfatlar neden ehli sünnet alimlerince "ne zatından ayrı ne de gayrı "olarak adlandırmışlar? Zira semi diye ismi şerifi zaten var. Neden bunu ayrıca sıfatlarının arasında zikrediyoruz?

  37. Subut-i Sıfatlar, Eş'ari ve Maturidilere göre neden farklılık arzediyor? Şafiiler neden Tekvin sıfatını dahil etmemişler, Üstadın bakışı nasıldır?

  38. "Mebde ve mehaz itibarıyla rikkatül-kalb manasını ifade eden bu iki sıfatın Cenab-ı Hak hakkında kullanılması caiz değildir. Eğer mana-yı hakikatlerinin lazımı ve neticesi olan in'am ve ihsan kastedilirse, mecazda ne hikmet vardır?" cevabıyla izahı?

  39. "Gizli ve küçük nimetleri insanlara göstermek ve insanları onların vücuduna ikaz etmek, daha lâyık ve daha lâzımdır. Bu itibarla, şu meselemizde tedellî değil, terakki vardır." izah eder misiniz?

  40. Bediüzzaman, "Allah'ın eli" ifadesinin geçtiği ayeti nasıl açıklamıştır?

  41. Risale-i Nur'a göre, en az otuz üç defa HAMD etmemizin sebeplerini yazabilir misiniz? Tesbih çekerken hem de tefekkür etmiş olurum...

  42. Şükr-ü örfi ile namazın benzerliği nedir; namazın en kapsamlı ve külli bir şükür olmasını nasıl anlamalıyız?

  43. "Şu 'Elhamdülillah' cümlesi, herbiri niam-ı esasiyeden birine işaret olmak üzere, Kur'anın dört suresinde tekerrür etmiştir. O nimetler de; neş'e-i ûlâ ile neş'e-i ûlâda beka, neş'e-i uhra ile neş'e-i uhrada beka nimetlerinden ibarettir." İzah?

  44. Esmâ-i Hüsnâ'ya ayinelik nasıl olur? "Esmâ-i Hüsnâdan herbirisinin tecellîgâhı olan herbir âlemden bir örnek, bir nümune, insanın cevherinde vedîa bırakmıştır. Eğer insan, maddî ve mânevî herbir uzvunu Allah’ın emrettiği yere sarf etmekle..." İzahı?

  45. "Hamdin en meşhur mânâsı, sıfât-ı kemâliyeyi izhar etmektir." cümlesini izah eder misiniz?

  46. İnsan, o pencereden, o âleme bakar ve o âleme tecellî eden sıfatla o âlemden tezahür eden isme bir mirat ve bir ayna olur. Cümlesini açıklar mısınız?

  47. O vakit insan, ruhuyla, cismiyle âlem-i şehadet ve âlem-i gayba bir hülâsa olur ve her iki âleme tecellî eden, insana da tecellî eder...Bu cümlenin izahını yapar mısınız?

  48. Kainattaki Her Şey Neden Hareket Ediyor, Dönüyor?

  49. "Evet, Cenab-ı Hak, herşey için bir nokta-i kemal tayin etmiştir ve o noktayı elde etmek için o şeye bir meyil vermiştir. Herşey, o nokta-i kemale doğru hareket etmek üzere, sanki mânevî bir emir almış gibi,.." Devamıyla izah eder misiniz?

  50. Müşahhas olan birşeyin umumi bir mefhumla mülahaza edildiğine binaen, Zât-ı Akdesde müşahhas olduğu halde, Vacibü'l-Vücud mefhumuyla tasavvur edilebilir.. Cümlesini izah eder misiniz?

  51. "Lâm, burada ihtisas içindir. Hamdin Zât-ı Akdes'e has ve münhasır olduğunu ifade eder..." Burada kastedilen ihtisas "lam" ı "Allah" lafzındaki lam mı yoksa elhamdülillahtaki "el" lafzında geçen "lam"mı?

  52. "اَلْعَالَمِينَ Bu kelimenin sonundaki يِنَ yalnız i’rab alâmetidir, عِشْرِينَ، ثَلاَثِينَ gibi. Veya cem’ alâmetidir; çünkü, âlemin ihtiva ettiği cüzlerin her birisi bir âlemdir. Veyahut, yalnız manzume-i şemsiyeye münhasır değildir..." İzah?

  53. "Evet, âlemin ihtiva ettiği uzuvların birer âkıl, birer mütekellim suretinde tasavvur edilmesi, belâgatin en makbul bir prensibidir. Zira, kâinatın âlem ile tesmiyesi, kâinatın Sâniine olan delâleti, şehadeti, işareti içindir..." İzah eder misiniz?

  54. "Şu alemin insanlarca hakir ve hasis sayılan bazı şeylerine kudreti ezeliyenin bizzat mübaşereti, azameti ilahiyeye münasip görülmediğinden, vazedilen esbabı zahiriyenin o gün refiyle herşeyin şeffaf, parlak içyüzüyle tecelli edip Saniini,.." İzah?

  55. "Biri menfaatleri celp, diğeri mazarratları defetmek üzere terbiyenin iki esası vardır. Rezzak manasına olan er-Rahman birinci esasa, Gaffar manasını ifade eden er-Rahim de ikinci esasa işaretleri için birbiriyle bağlanmıştır." İzah eder misiniz?

  56. "Daire-i esbabda iken tabiatıyla, vehmiyle, hayaliyle daire-i itikata bakmak ve keza daire-i itikatta iken, ruhuyla, imanıyla daire-i esbaba bakmak,.." cümlelerini izah eder misiniz?

  57. "Ve keza, bir gün veya bir sene zarfında vukua gelen küçük küçük kıyametleri, haşirleri gören bir adam, saadet-i ebediyenin, haşrin tulû-u fecriyle, şahsı bir nev hükmünde olan insanlara ihsan edileceğine şüphe edemez." İzahı?

  58. "Kezalik, yevm, sene, ömr-i beşer ve ömr-i dünya içinde tayin edilen manevi millerden birisi devrini tamam ettiğinde, ötekilerin de -velev uzun bir zamandan sonra olsun- devirlerini ikmal edeceklerine hükmedilir." İzah eder misiniz?

  59. "İyya" ne demektir, "ke" ne demektir; Arapça manalarını ayrı ayrı verir misiniz? Ayrıca "ke"nin oradaki parağrafla bağlantısı nedir?

  60. "اِيَّاكَ نَعْبُدُ'daki ك zamirinde iki nükte vardır. Birincisi: Mâkablinde zikredilen sıfât-ı kemâliyenin ك zamirinde müstetir ve mutazammın olduğuna işarettir. Çünkü, o sıfatların birer birer tâdadından hasıl olan büyük bir şevkle,.." izah eder misiniz?

  61. Fatihanın tefsirinde üç çeşit cemaatten bahsediliyor. Birisi de insanın kendisi ve sahip olduğu batıni ve zahiri letaifleri, zerre ve organları olduğu ifade ediliyor. Bayanlar tek başına namaz kıldığında cemaat sevabı kazanır mı?

  62. Fatiha'daki Na'budu, ifadesinde kastedilen cemaatler hangileridir?

  63. "اِيَّاكَ’nin takdimi, ihlâsı vikaye etmek içindir. Ve zamir-i hitap da ibadetin sebep ve illetine işarettir. Çünkü, hitaba incirar eden, geçen sıfatla muttasıf olan Zât, elbette ibadete müstehaktır." İzah eder misiniz?

  64. "...çünkü iane ve tevfik, ibadete mukaddemedir." cümlesini izah eder misiniz? İane ve ibadet arasında nasıl bir ilişki vardır?

  65. Birincisi, hitap ve huzurdaki lezzetin arttırılmasına; İkincisi, ayân makamının burhan makamından daha yüksek olduğuna; Üçüncüsü, huzurda sıdk olup kizbin ihtimali olmadığına; Dördüncüsü,.. Cümlelerini açıklar mısınız?

  66. "En büyük hidayet, hicabın kaldırılmasıyla hakkı hak, bâtılı bâtıl göstermektir." cümlesini izah eder misiniz?

  67. Üstad hidayeti nasıl izah ediyor? El-Hadi ismi nasıl tecelli ediyor? Hidayet Allah'ın dilemesiyledir sözünü nasıl anlamak lazım?

  68. "Fatihadaki İHDİNA mânâsının da ayrı ayrı ve müteaddit olmasını icap eder. Sanki İHDİNA dört masdardan müştakdır. Zengin olan isterse, ziyade mânâsını, fakir olan isterse i’tâ mânâsını,.." Bu paragrafı izah eder misiniz?

  69. Zâhirî ve bâtınî duygular, âfâkî ve hâricî deliller, enfüsî ve dahilî burhanlar, peygamberlerin irsaliyle, kitapların inzali gibi vasıtalar itibarıyla da hidayetin mânâsı taaddüt eder. Cümlesini açıklar mısınız?

  70. Din ile ilgili işlerde ifrat, tefrit ve vasat nasıl olur?

  71. İşaratü'l-İ'caz'da Üstad iffet, hikmet ve şecaatten adalet doğduğunu söylüyor. Aynısını Eflatun da söylüyor. Bu bir tevafuk mu?

  72. İnsanın fıtratındaki latifelere sınır konulmamış. İnsan bir latifeyi vasat yolda kullanınca mı Allah'ın bir ismi insan üzerinde tecelli ediyor?

  73. İnsanın had altına alınmamış üç kuvvesi hangisidir; bunların ifrat tefrit ve vasat mertebeleri nelerdir?

  74. "Şecaat, iffet, hikmetin mezcinden ve hülasasından hasıl olan adl ve adalete işarettir..." izah eder misiniz, bu üçünün birleşmesinden adalet doğmasını nasıl anlayabiliriz?

  75. Madem insanlardaki duygulara (öfke, sevgi ve hatta akıl gibi) fıtri sınır konulmamış. Duygular bizde yaratılıştan stabil bir durumda ve irademizin tefrit, ifrat ve vasat olmasında rol oynuyor. Nasıl birisinin aklı benim aklımdan üstün olabiliyor?

  76. "Ve keza, kuvve-i gadabiyenin tefrit mertebesi, cebanettir ki korkulmayan şeylerden bile korkar. İfrat mertebesi tehevvürdür ki, ne maddî ve ne mânevî hiçbir şeyden korkmaz." Burayı açıklar mısınız?

  77. Akıl çok önemlidir. Çünkü Kur'an-ı Kerim'de yüce Allah devamlı, hiç akletmez misiniz, diye akla dikkat çekiyor. Risale-i Nur Tefsirine göre aklı artırmanın yolu nedir ve aklın yerini anlatır mısınız?

  78. Üç kuvveden bahsedilirken; "... kuvve-i şeheviyenin yemek, içmek ve uyumak gibi furatında da üç mertebe var..." deniliyor. Kuvve-i gadabiyenin furuatı belirtilmemiş, bunlar nelerdir? Risalelerde başka bir yerde buna dair bahis var mıdır?

  79. "Tagayyür, inkılâp ve felâketlere mâruz ve muhtaç şu insan bedeninde iskân edilen ruhun yaşayabilmesi için üç kuvvet ihdas edilmiştir." Bu üç kuvvet olmadan yaşanılmaz mı ya da bu kuvvetleri ifrat ve tefrit mertebesinde kullananlar ölüdür diyebilir miyiz?

  80. "İtikadda da tatil ifrattır, teşbih tefrittir, tevhid vasattır." cümlesini açıklar mısınız?

  81. "Çünkü, terbiyenin kemali, nimetlerin tevali ve teakubu ile olur... Enbiya, şüheda, suleha, ulema rahmettirler. Çünkü nimet-i kâmile, ancak dindir.." Fatiha Tefsirinde Allah'tan istenen istiane/yardım devrin imamları olabilir mi?

  82. "Çünki bu mezheb beyne-beynedir ki; o fiillerin bidayetini irade-i cüz'iyeye, nihayetini irade-i külliyeye veriyor." fiil başlangıcının "O dilemedikçe siz dileyemezsiniz." mealindeki ayet ile tevfiki nasıldır?

  83. "Mesleklerinin etrafı mahdut ve işlek bir cadde olduğuna ve o caddeye girenlerin bir daha çıkmamalarına işarettir." Bu cümleyi "irtidat" ile izah eder misiniz?

  84. "İrade edilen 'enbiya, şüheda, suleha, ulema' rahmettirler." cümlesinin geçtiği yerde; Üstad sıddık yerine ulema koymuş gibi, konu hakkında bilgi verir misiniz?

  85. Tarîk veya Sebil kelimelerine Sırat kelimesinin tercihi, mesleklerinin etrafı mahdut ve işlek bir cadde olduğuna ve o caddeye girenlerin bir daha çıkmamalarına işarettir. Burayı izah eder misiniz?

  86. "Peygamberlerin meslekleri birbirine uymadığı gibi, ibadetleri de birbirine muhaliftir." Buradaki "meslek" kelimesini nasıl anlamalı, peygamberlerin geliş amacı aynı değil mi?

  87. Güzellik ve hayır gibi sabit kavramlara çirkinlik ve şerrin nisbeti ile güzellik ve hayrın yüzlerce mertebesi çıkarken; acaba çirkinlik ve şerre hakaiki sabite deyip, güzellik ve hayra da hakaiki nisbiye diyebilir miyiz?

  88. "Şerler, kubuhlar, noksanlar ise,.. cüz'iyet kabilinden tebeî olarak yaratılmışlardır ki, hayırların, hüsünlerin, kemallerin mertebelerini, nevilerini, kısımlarını göstermeye vesile.." şer ve çirkinlik hayır ve güzelliğin yanlış kullanılmasından mı çıkar?

  89. "Cenab-ı Hak Ganiyy-i Mutlaktır. Âlemde bu kadar dalâletleri ve pek çirkin fena şeylerin yaratılışında ne hikmet vardır?" Burada geçen Ganiyy-i Mutlak'ın yerine Hakim-i Mutlak olması gerekmez miydi?

  90. Havf ve firar makamı hakkında; korkunç bir şeyi gören adam, korku ve hayret içinde kalır; sonra firar etmeye meyleder. Âciz olduğu takdirde tevekkül eder, sonra teselli yollarını arar. Bu cümleleri açıklar mısınız?

  91. "Her şey zıtlarıyla bilinir." kaidesine binaen; hasta olunca Allah'ın Şafii isminin tecellisini anlıyoruz. Hastalıktan kriz geçirircesine, açlıktan kırılırcasına bu musibete düçar kalınmasını nasıl anlayabiliriz? Üst düzey sıkıntı çekilmese olmaz mıydı?

  92. Hatta bir zatın hakaik-i hakikiyesi yedi ise, hakaik-i nisbiyesi yedi yüzdür. Bu cümleyi nasıl anlamamız gerekir?

  93. "Zulüm ve fıskta hasis ve hayırsız bir lezzet görüldüğünden, onlardan nefis teneffür etmez." Zalim bir insan aynı anda vicdanlı olabilir mi?

  94. (enamte) fiil, (mağdûbi) ism-i mef’ul, (dâllin) ism-i fail olarak zikirlerinde ve keza, üçüncü fırkanın sıfatını ve ikinci fırkanın sıfatına terettüp eden âkıbetini ve birinci fırkanın ünvan-ı sıfatını aynen zikretmekte ne gibi bir hikmet vardır?..

  95. Kainattaki nizamın hakaık-i nisbiyeden doğması ne demektir, bu konuda örnekler verebilir misiniz?

  96. Malumdur ki, şerr-i kalil için hayr-i kesir terk edilmez; terk edilirse, şerr-i kesir olur-zekat ve cihadda olduğu gibi. Bu cümlede, zekat ve cihadın nasıl örnek teşkil ettiğini açıklar mısınız?

  97. Hakaik-i nisbiyeden kâinatın envaına bir vücud-u vahid in'ikas etmiştir.. Cümlesini açıklar mısınız?

  98. Fatiha suresinde ifade edilen "Veleddallin" içerisinde hangi dalalet gürühu var, Kader bahsinde Üstad; Mutezilelerin dalalate saptıklarını söylüyor. Onlarda mı bu güruh içerisinde, değilse farkı ne?

  99. "Acaba, hiçbir cihetten hiçbir teselli çaresini bulamayan o zavallı şahıs, mebde ile meadi, Sâni ile haşri itikad etmezse, onun o vaziyetinde Cehennem daha serin olmaz mı?" cümlesini izah eder misiniz?

  100. "Vehim ve hevâ-yı nefsin akıl ve vicdanlarına galebesiyle, bâtıl bir itikada tâbi olarak nifaka düşen bir kısım Nasârâdır." cümlesini izah eder misiniz? Burada "bir kısım" denilmesi doğru mu?

Yükleniyor...