"Nur olan bütün sıfatıyla ve nurani olan bütün esmasıyla..." Buradaki "nur" ve "nurani" tabirlerinin "esma" ve "sıfata" tatbiki nasıldır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Arada kayda değer mühim bir fark yoktur. Sıfatlar için de nuranî denilebilir. Cenab-ı Hakk’ın bir ismi Nur’dur, bütün isimleri ve sıfatları nuranîdir. Şu var ki, fiilî isimler sıfatlara istinad ettiğinden bu esmâ için nuranî ifadesi kullanılmış olabilir. Meselâ, Hâlık ismi fiilî bir isimdir, halk etme, yaratma fiiline dayanır. Bu yaratma fiili de Allah’ın iradesi, kudreti ve sair sıfatlarıyla tahakkuk eder.

Nur menba’ ve medar iken, yani bir şeyin kaynağı ve aslı iken, nurani ise, nurdan çıkan ve onun ile kaim olan, yani asıldan ve kaynaktan nebean eden şey demektir. Malumdur ki, Allah’ın yedi sabit sıfatı, fiilî isimlerin de menbaıdır. Allah’ın bütün isimleri bu yedi sıfattan neşet ediyorlar. Bu yüzden, sıfatlara "nur" bu sıfatlardan çıkan isimlere de "nurani" deniliyor.

Üstad Hazretleri esma-i hüsnanın dolayısı ile ona müstenid olan fiil ve icraatların nihayetsiz olduğunu ve bunların menşelerinin ne olduğuna şu şekilde işaret ediyor:

"Sual: Bu fiili isimlerinin kesretle tenevvüü neden meydana geliyor?"

"Cevap: Kudret-i ezeliyenin, kâinattaki mevcudatın nevilerine, fertlerine olan nispet ve taallukundan husule gelir. Bu itibarla, بِسْمِ اللّٰهِ kudret-i Ezeliyenin taalluk ve tesirini celb eder. Ve o taalluk, abdin kesbine ve işine yardım edici bir ruh gibi olur. Öyleyse, hiç kimse, hiçbir işini besmelesiz bırakmasın!" (İşaratü'l-İ'câz, Fatiha Suresi Tefsiri.)

Fiilî isimler sonsuzdur. Mesela; Allah’ın kudret sıfatı bir çekirdeğin açılmasında tecelli ederken Fettâh namını alıyor, bir canlının ölümünde Mümit ismini alıyor, bir hayat bahşederken Muhyî ismini alıyor, canlılara rızık verirken Rezzak namını alıyor ve hakeza...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

isahalim

Yukarıda, "nurani ise nurdan çıkan ve onun ile kaim olan, yani asıldan ve kaynaktan nebaen eden şey demektir."  diye bir cümle geçiyor. O zaman "Allah’ın bütün esmâsı nuranîdir" derken, bütün esmalar Allah'tan çıkıyor mu demiş oluyoruz? Yoksa bütün esma varlıklara temas etmeden onlar üzerinde tecelli ediyor gibi bir mana mıdır "Allah’ın bütün esmâsı nuranîdir" ile kastedilen? 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Her iki manada anlaşılabilir. "Bütün esma varlıklara temas etmeden onlar üzerinde tecelli ediyor."  "Bütün esmalar Allah'tan yani Onun kudretinden nebaen ediyor " manası da doğru manalardır.  

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...