"Kur'ân-ı Azîmüşşânı, Hâfız Osman hattıyla taayyün eden ve Âyet-i Müdâyene mikyas tutulan sayfaları ve Sûre-i İhlâs vahid-i kıyasî tutulan satırları muhafaza etmekle beraber,.." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyânın iki yüz aksâm-ı i'câziyesinden nakşî bir kısmını gösterecek bir tarzda, Kur'ân-ı Azîmüşşânı, Hâfız Osman hattıyla taayyün eden ve Âyet-i Müdâyene mikyas tutulan sayfaları ve Sûre-i İhlâs vahid-i kıyasî tutulan satırları muhafaza etmekle beraber, o nakş-ı i'câzı göstermek tarzında bir Kur'ân yazmaya dair mühim bir niyetimi, hizmet-i Kur'ân'daki kardeşlerimin nazarlarına arz edip meşveret etmek ve onların fikirlerini istimzaç etmek ve beni ikaz etmek için şu kısmı yazdım, onlara müracaat ediyorum. Şu Üçüncü Kısım, Dokuz Meseledir..."(1)

Bakara suresinde geçen ve bir sayfa olan "Müdayene Ayeti" ile İhlas ve "Kevser" gibi küçük surelerin bir satırlık ayetleri arasında, çok büyük bir fark var. Bu gibi ayetlerin normalde kafiye ve uyumu bozması gerekir. Ama Kur’an'da bu zıtlıklara rağmen mükemmel bir ahenk ve ve harika bir nazm vardır ki, görenleri hayret içinde bırakıyor.

Yani "zıtlıklar bu mükemmel hususiyetleri daha da bariz ve parlak hale getiriyor", denilmek isteniyor. Ayetlerin hepsi -tabiri caiz ise- tornadan çıkmış gibi aynı boyda ve aynı büyüklükte olsa, kafiyenin kıymeti önemsiz hale gelir. Halbuki Kur’an ayetlerinin kimisi bir sayfa, kimisi bir satır kadardır. Aralarında nazmı ve tenasübü bozacak çok zıtlıklar olmasına rağmen, ölçü harika görünüyor. Bu da Kur’an’ın ayrı bir mu’cizesi ve meziyetidir, denilmek isteniyor...

Hulasa, ayetler arasında görünen bu nazımdaki mu’cize, Kur’an’ın kırka yakın mu’cizesinden sadece bir tanesidir.

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Üçüncü Risale olan Üçüncü Kısım.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...