Block title
Block content

Kur'an'da geçen "Rahman'ın arşı" ifadesini nasıl anlayabiliriz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Arş, kelime olarak “yüksek yer,  çardak, otağ, hükümdarın tahtı, saltanat” gibi manalarda kullanılır. Âyette geçen “Rahmanın arşı” genelde ilâhî saltanattan kinaye olarak görülmüştür.

Her bir varlık ve her bir unsurun mahiyeti Allah’ın arşıdır. Toprak, su, kalp, çiçek, sinek, inek, dağ, taş, yer, gök ve bütün varlıklar birer arştır. 

Bir padişah tahtına oturup ülkeye nasıl hükmediyorsa -teşbihte hata olmasın- Cenâb-ı Hak da isim ve sıfatlarıyla varlıkların mâhiyetlerinde tecellî edip o varlıklara hükmediyor. Yani her bir varlığın mahiyeti, Cenâb-ı Hakk'ın tahtıdır (arşıdır). Meselâ, güneş aynaların içine aksiyle nüfuz eder. Bir koltuğa, bir tahta oturur gibi aksiyle aynaların içine oturup oraya hükmeder. Cenâb-ı Hak da -teşbihte hata olmasın- her bir varlıkta isim ve sıfatlarıyla tecellî eder; her bir varlık Onun isim ve sıfatlarının birer arşıdır ve birer tahtıdır. Yani bir çiçek Cenâb-ı Hakk'ın Mücemmil (Güzelleştirici) isminin arşıdır. O isimle o çiçekte tecellî eder ve o çiçek güzelleşir. Bir kiraz ağacı Onun Rezzak (rızık verici) isminin arşıdır. O isim o kiraz ağacında tecellî eder, kiraz bir rızık olur. İnsan kalbi bütün isimlerinin arşıdır. Her bir varlık ve her bir unsur Cenâb-ı Hakk'ın isim ve sıfatlarının hükmettiği birer tahttır veya birer arştır.

Ancak “Arş-ı Âzam” tabir edilen Büyük Arş ise,

“Kâinatın daire-i âzamının ünvanıdır.” (Nursi, Sözler, s. 566)

Arşların arşı, kâinatın payitahtı ve merkezidir. Cenâb-ı Hakk'ın, sınırsız egemenliği ve yüce haşmetiyle tecellî ettiği yerdir. Onun o Büyük Arşı, “kâinatın ve bütün varlık âlemlerinin sağını, solunu, üstünü, altını kaplamış ve hükmü altına almıştır.” Yani baştan sona, sondan başa, içten dışa, dıştan içe her şeyi kuşatmıştır...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...