Kur'an'da Risale-i Nur'a işaret edilmiş mi? Bu hususta bilgi verir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evet, Kur'an, "Yaş kuru ne varsa hepsi, Rabbinin katındaki apaçık bir kitaptadır." (En'am, 59) hükmüyle her şeyden bahsettiği gibi, Risale-i Nurlardan da bahsetmiştir. Bu mesele hakkında Birinci Şua'da ayrıntılarıyla izahat verilmiştir. (1) Verilen bilgiler Risalelerden açıkça bahsedilmesi manasında değildir. Ayetler de bazı şeyler apaçık anlatılır. Kur'an; İncil’den, Tevrat’tan, Hz. Muhammed ve 24 Peygamberin (a.s) isimlerinden ve başlarından geçen hâdiselerden, Peygamberlerin düşmanları olan Nemrut, Firavun gibi düşmanlardan, apaçık bahseder. İstikbalde vuku bulacak hâdiselerden de çok açık değil, perdeli ve işareten bahseder.

Bu nedenle madem her şey Kur'an'da mevcuttur. Öyleyse her asırda İslam'a hizmet eden eser ve kişilerden de bahsetmesi gerekir. Fakat bu bahis, açıktan ve doğrudan değil, kapalı ve dolaylı olacaktır. Alimlerimiz de Cifir ve Ebced dediğimiz bir hesap metodu ile kendilerinden ve eserlerinden bahseden ayet ve hadisleri bulup, iman ve Kur'an hizmetinde muvaffak olsunlar diye insanlara bildirmişlerdir.

" 'Risale-i Nur'un makbuliyetine eski evliyalardan şahit getiriyorsun. Halbuki, وَلاَ رَطْبٍ وَلاَ يَابِسٍ اِلاَّ فِى كِتَابٍ مُبِينٍ ayetinin sırrıyla en ziyade bu meselede söz sahibi Kur'andır. Acaba Risale-i Nur'u Kur'an kabul eder mi? Ona ne nazarla bakıyor?' denildi. O acib sual karşısında bulundum. Ben de, Kur'an'dan istimdat eyledim."

"Birden, otuz üç ayetin mana-i sarihinin teferruatı nevindeki tabakatından ınana-i işari tabakasından ve o mana-i işari külliyetinde dahil bir ferdi, Risale-i Nur olduğunu ve duhulüne ve medar-ı imtiyazına bir kuvvetli karine bulunmasını bir saat zarfında hissettim ve bir kısmını bir derece izahlı, bir kısmını mücmelen gördüm. Kanaatime hiç bir şek ve şüphe ve vehim ve vesvese kalmadı ve ben de, ehl-i imanın imanını Risale-i Nurla takviye etmek niyetiyle, o kati kanaatimi yazdım ve has kardeşlerime mahrem tutulmak şartıyla verdim."

"Ve o risalede, biz demiyoruz ki: 'Ayetin mana-i sarihi budur.' Ta hocalar 'Fihi nazar' desin. Hem, dememişiz ki: 'Mana-i işarinin külliyeti budur.' Belki diyoruz ki: 'Mana-i sarihinin tahtında müteaddit tabakalar var; bir tabakası da, mana-i işari ve remzidir. Ve o mana-i işari de, bir küllidir; her asırda cüz'iyatları var. Ve Risale-i Nur dahi, bu asırda, o mana-i işari tabakasınnı külliyetinde, bir ferddir..."(1)

Ek bilgi için tıklayınız:

- Üstad Hazretleri, Birinci Şuâ’da otuz üç ayetin Risale-i Nur’a işaret ettiğini beyan ediyor; Kur’an’da bu mânada işaretler var mıdır?

Dipnotlar:

(1) bk. Şualar, Birinci Şua.

(2) bk. Sikke-i Tasdik-i Gaybi, Küçük Hüzrev Feyzi'nin Bir İstihracıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 13.049
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...