Block title
Block content

Latif Nükteler'de geçen, "Kur'an'ın Yedi Nuru"ndan kasıt nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kur'an-ı Kerim'i manevi bir güneşe benzetirsek, Mesnevi-i Şerif, Kur'an'dan süzülen nurları massederek Kur'an'a ayine olmuş. Buna rağmen bu eser Kur'an'ın yedi nurundan ancak bir nurunu alabilmiş. Risale-i Nur Külliyatı Kur'an'a tam bir ayine olmuş. Yedi rengin yedisini de Cenab-ı Hakk'ın inayetiyle üzerinde gösterebilmeye muvaffak olmuştur. Nasıl ki ay, ışığını güneşten alıyorsa, Risale-i Nur'lar da ışığını tamamen Kur'an-ı Azimşşandan almıştır. Kur'an'da bulunan manaları ve mana tabakalarını, bulandırmadan üzerinde gösterebilmiş bir şaheserdir. Bediüzzaman Hazretleri Risale-i Nur'ları yazarken kendi ifadesiyle, "Yanımda Kur'an-ı Kerim'den başka kitap yok." demektedir. Bu da gösteriyor ki Kuran-ı Kerim hem Bediüzzamana hem de Risale-i Nur'a tam ve hakikattar bir üstad olmuştur.

Bediüzzamanın telif ettiği Mesnevi, Mevlana'nın Mesnevesi nevinden olmayıp, Kur'an'ın elvanı sebasına (fesahat, belağat, cezalet,..) ayine olmuş olan Risale-i Nur'a ayine olmuş. Mesnevi-i Şerif'teki beyitler yerine, i'lemlerle Risale-i Nur'un hülasası hükmüne geçmiştir. Bu husus Mesnevi-i Nuriyenin baş tarafında şu şekilde ifade edilmektedir:

"BEŞİNCİ NOKTA: Eski Said'in Yeni Said'e inkılâp etmesi zamanında, yüzer ilimlerle alâkadar binler hakikatler, ayrı ayrı birer risaleye mevzu olacak kıymette iken, o Said telif ederken, meselelerin başında 'i'lem, i'lem, i'lem'lerle, herbir hakikatı-ki, bir risale olacak derecede ehemmiyetli iken-birkaç satırda, bazen bir sayfada, bazen bir iki satırda zikrediyorlar. Adeta herbir 'i'lem' bir risalenin şifresidir." 

 

"Hem 'i'lem'ler, birbirine bakmayarak muhtelif ilimlerin ve hakikatlerin fihristleri hükmünde yazılmıştır." (1)

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Mukaddime.

 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

hakan
Kur'anin yedi nuru nedir? fesahat, cezalet, belagat Mesnevi-i Şerifde de var. Bu yedi nurun isimleri var mı?cevabı anlamadım. Bunu biraz daha açarsanız güzel olur.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (burhan)

Kur'an- ı Kerim'in yedi külli menba'dan tecelli ettiğini Üstadımız hazretleri Lemaat adlı eserinde şöyle izah etmektedir.
"Yedi menabi-i külliyeden tecelli, hem yedi anasırdan terekküb eder.
Birinci Menba': Lafzın fesahatından selaset-i lisanı;
Nazmın cezaletinden, mana belâgatından, mefhumların bedaatından, mazmunların beraatından, üslûbların garabetinden birden tevellüd eden bârika-i beyanı.
Onlarla oldu mümtezic, mizac-ı i'cazında acib bir nakş-ı beyan, garib bir san'at-ı lisanî. Tekrarı hiç bir zaman usandırmaz insanı.
İkinci Unsur ise: Umûr-u kevniyede gaybî olan esasat, İlahî hakaikten gaybî olan esrardan, gaybî-yi âsumanî.
Mazide kaybolan gaybî olan umûrdan, müstakbelde müstetir kalmış olan ahvalden birden tazammun eden bir ilm-ül guyub hızanı,
Âlem-ül guyub lisanı, şehadet âlemiyle konuşuyor erkânı, rumuz ile beyanı, hedef nev-i insanî, i'cazın bir lem'a-i nuranî...
Üçüncü Menba' ise: Beş cihetle hârika bir câmiiyet vardır. Lafzında, manasında, ahkâmda, hem ilminde, makasıdın mizanı.
Lafzı tazammun eder pek vasi' ihtimalat; hem vücuh-u kesîre ki, her biri nazar-ı belâgatta müstahsen, arabiyece sahih, sırr-ı teşriî lâyık görüyor ânı.
Manasında: Meşarib-i evliya, ezvak-ı ârifîni, mezahib-i sâlikîn, turuk-u mütekellimîn, menahic-i hükema, o i'caz-ı beyanı.
Birden ihata etmiş, hem de tazammun etmiş. Delaletinde vüs'at, manasında genişlik. Bu pencere ile baksan, görürsün ne geniştir meydanı!
Ahkâmdaki istiab: Şu hârika şeriat ondan olmuş istinbat, saadet-i dâreynin bütün desatirini, bütün esbab-ı emni.
İçtimaî hayatın bütün revabıtını, vesail-i terbiye, hakaik-i ahvali birden tazammun etmiş onun tarz-ı beyanı...
İlmindeki istiğrak: Hem ulûm-u kevniye, hem ulûm-u İlahî, onda meratib-i delalat, rumuz ile işarat, sureler surlarında cem'etmiştir cinanı.
Makasıd ve gayatta: Müvazenet, ıttırad, fıtrat desatirine mutabakat, ittihad; tamam müraat etmiş, hıfzeylemiş mizanı.
İşte lafzın ihatasında, mananın vüs'atında, hükmün istiabında, ilmin istiğrakında, müvazene-i gayatta câmiiyet-i pürşanı!..
Dördüncü unsur ise: Her asrın derece-i fehmine, edebî rütbesine, hem her asırdaki tabakata, derece-i istidad, rütbe-i kabiliyet nisbetinde ediyor bir ifaza-i nuranî.
Her asra, her asırdaki her tabakaya kapısı küşade. Güya her demde, her yerde taze nâzil oluyor o Kelâm-ı Rahmanî.
İhtiyarlandıkça zaman, Kur'an da gençleşiyor. Rumuzu hem tavazzuh eder, tabiat ve esbabın perdesini de yırtar o hitab-ı Yezdanî.
Nur-u tevhidi, her dem her âyetten fışkırır. Şehadet perdesini gayb üstünden kaldırır. Ulviyet-i hitabı dikkate davet eder, o nazar-ı insanı.
Ki o lisan-ı gaybdır; şehadet âlemiyle bizzât odur konuşur. Şu unsurdan bu çıkar hârika tazeliği bir ihata-i ummanî!
Te'nis-i ezhan için akl-ı beşere karşı İlahî tenezzülât. Tenzil'in üslûbunda tenevvü-ü munisliğidir mahbub-u ins ü cânı.
Beşinci Menba' ise: Nakil ve hikâyatında, ihbar-ı sadıkada esasî noktalardan hazır müşahid gibi bir üslûb-u bedi-i pür-maânî
Naklederek, beşeri onunla ikaz eder. Menkulâtı şunlardır: İhbar-ı evvelîni, ahval-i âhirîni, esrar-ı cehennem ve cinanı.
Hakaik-i gaybiye, hem esrar-ı şehadet, serair-i İlahî, revabıt-ı kevnîye dair hikâyatıdır hikâyet-i ayânî
Ki ne vaki' reddeylemiş, ne mantık tekzib etmiş. Mantık kabul etmezse red de bile edemez. Semavî kitabların ki matmah-ı cihanî.
İttifakî noktalarda musaddıkane nakleder. İhtilafî yerlerinde musahhihane bahseder. Böyle naklî umûrlar bir "Ümmi"den sudûru hârika-i zamanî...
Altıncı Unsur ise: Mutazammın ve müessis olmuş Din-i İslâma. İslâmiyet misline ne mazi muktedirdir, ne müstakbel muktedir; araştırsan zaman ile mekânı!..
Arzımızı senevî, yevmî dairesinde şu hayt-ı semavîdir; tutmuş da döndürüyor. Küreye ağır basmış, hem dahi ona binmiş. Bırakmıyor isyanı.
Yedinci Menba' ise: Şu altı menba'dan çıkan envâr-ı sitte, birden eder imtizac. Ondan çıkar bir hüsün, bundan gelir bir hads, vasıta-i nurânî.
Şundan çıkan bir zevktir; zevk-i i'caz bilinir, tabirine lisanımız yetişmez. Fikir dahi kasırdır, görünür de tutulmaz o nücum-u âsumanî.
Onüç asır müddette meyl-üt tahaddî varmış Kur'anın a'dâsında, şevk-i taklid uyanmış Kur'anın ahbabında. İşte i'cazın bir bürhanı..." (1)
(1) bk. Sözler, Lemaat.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...