"Her anda Allah kelimesine ihtiyaç vardır. Her vakit Besmeleye, her saatte La ilahe illallah’a ihtiyaç vardır." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Kezalik mânevî ihtiyaçlar da vakitleri muhtelif ve mütefavittir. Her anda Allah kelimesine ihtiyaç vardır. Her vakit Besmeleye, her saatte Lâ ilâhe illallâh’a ihtiyaç vardır. Ve hâkezâ..." (Mesnevi-i Nuriye, On Dördüncü Reşha)

Bu vurgular kalpleri uyanık, zihinleri berrak, gafletten uzak yaşayan kimselerin hâlini belirtmektedir. Bununla beraber, ilgili zikirler sadece lisana mahsus değil kalp, akıl, zihin, hatta hayalin de bunda hissesi vardır. Şüphesiz bütün letaifleriyle Allah’ı zikretmek en mükemmel bir kulluk simgesidir.

Kısaca, her an Allah’ı anmaktan maksat, bütün işlerinde, konuşmalarında, her hareketinde ve her duruşunda Allah’ı düşünmek, onun rızasını esas almak manasına gelir. İnsan genellikle bir şeylerle meşguldür. İşte bütün meşguliyetlerinde, bütün alışverişlerinde, bütün düşünce ve hayallerinde adımını Allah’ın rızasına uygun atmaya çalışmak, her an Allah’a olan ihtiyacını gösterir. Çünkü onun (c.c) istediği her şey olur ve istemediği hiçbir şey olmaz.

Tekrar edelim ki, bizim her zaman bunu fark etmememiz, Allah’a olan ihtiyacımız olmadığı anlamına gelmez. Her nefes alıp vermede (oksijen alıp, karbondioksit vermek suretiyle hayatta kalmakta) Allah’a iki defa şükretmek gerekiyorsa, “her an Allah’a olan ihtiyacımızı” gözler ve gönüller önüne sermektedir.

Allah lafza-i celalin yerini hiçbir isim tutamaz. Eğer "Allah" lafzından "elif" harfi kaldırılsa geriye ‘lillah’ lafzı kalır. Bunun manası: “Allah’a mahsustur” şeklindedir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de bu şekilde “ve lillahi” diye başlayan ayetler vardır. Eğer "lillah" lafzındaki ilk "lâm" harfi kaldırılsa geriye "lehü" lafzı kalır. Bunun manası şudur: “Onun içindir veya onundur.” Nitekim bu şekilde Allah’a delalet eden ve "lehü" lafzıyla başlayan ayetler vardır. Eğer "lehü" lafzındaki "lâm" harfi kaldırılsa geriye "hü" yani "o" kalır. Bu kelime de Allah’a delalet etmektedir. Bu şekilde onu gösteren ve Kur’an’da geçen ayetler vardır. Bu hususiyet sadece "Allah" isminde vardır.

Bu açıklamaya göre, harf olarak en son sadece "he" harfi kalıyor. "He" harfinin mahreci göğüsten ve ciğerlerden çıkar. Buna göre her nefeste "he" harfi söylenmiş oluyor. Yani "o" manasına gelen "Allah" lafzı her nefeste söylenmiş oluyor. Rüzgârların çıkardığı sesler. Yapraklara temas ettiğinde çıkan sesler, ayrıca solunum yapan tüm canlılarda aynı tarzda "Allah" derler.

Böylece Bediüzzaman Hazretlerinin söylediği gibi her an havaya muhtaç olan insan, her nefeste "o" yani "Allah" diyerek manevi ihtiyacını gidermiş oluyor. Dolayısıyla Allah’ı anmak bittiğinde her an Allah’a muhtaç olan insan "Allah" diyemediği için ölüyor.

"Ey Rabbimiz! 'Allah' ism-i şerifinin hürmetine seni zikretme, sana şükretme ve sana güzelce ibâdet etme hususunda bizlere yardım et. Son nefeste hem kelime-i tevhîdi hem kelime-i şehâdeti söyleyerek rûhumuzu teslim etmemizi nasib ve müyesser eyle!" (Âmîn. Binlerle âmîn!)

Hadislerde beyan edilen en büyük zikrin “La ilâhe illallah” (İbn Mâce, Edeb 55), olması bütün peygamberlerin en büyük davaları ve sözlerinin “La ilâhe illallah” olması (bk. Muvatta’, Kur’ân, 32, Hac, 246; el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, 1/153) ve bütün velîlerin en büyük ve en çok devam ede geldikleri zikirlerinin de “La ilâhe illallah” olması da bu sırlardandır.

Bedensel ihtiyaçlar, vakitlere ve zamana göre değişir; ya noksanlaşır veya fazlalaşır. Mesela: Havaya olan ihtiyaç her zaman vardır. Suya olan ihtiyaç midenin harareti zamanlarında olur. Gıdaya olan ihtiyaç ise her günde olur. Diğer ihtiyaçlar da buna göre değişir.

Aynen bunun gibi, ruhumuzun manevi ihtiyaçları da zamana göre değişir. Her anda "Allah" kelimesine ihtiyaç vardır. Her vakit besmeleye, her saat “La ilâhe illallah” cümlesine ihtiyaç vardır.

Öyleyse insan her anını Allah’a iman ile her işin başında besmele ile her gün de “La ilâhe illallah” cümlesini söyleyerek ve bunların manasına uygun bir hayat sürerek geçirmelidir.

  • Her Anda Allah Kelimesine İhtiyaç

İnsan, aciz ve fakir bir varlıktır. Kalbinin atışından nefes almasına kadar hiçbir şey kendi elinde değildir.

Beklenmedik bir zorlukla karşılaşıldığında veya büyük bir sevinç anında doğrudan Allah demek, her şeyin dizginine sahip olan bir kudrete sığınma ihtiyacıdır. Bu, insanın sahipsiz olmadığını hissetmesidir.

  • Her Vakit Besmeleye İhtiyaç

Besmele, kulun kendi hesabına değil, Rabbi adına hareket etmesidir. Hayatın akışı içindeki her yeni adımda bir başlangıç anahtarıdır.

Sabah evden çıkarken, bir işe başlarken veya bir yemeğe uzanırken çekilen besmele; o işi ibadete dönüştürür ve ilahi bereketi davet eder. İnsan her yeni işte bu manevi izne muhtaçtır.

  • Her Saatte Lâ ilâhe illallâha İhtiyaç

Dünya hayatı sürekli değişen, insanı kendine çeken ve bazen boğan bir yapıdadır. Tevhit kelimesi, her saat başı zihni ve kalbi dağılmaktan kurtarır.

Gün içinde dünyevi telaşlara, strese veya maddi hırslara kapıldığımızda; “La ilâhe illallah” demek, "Hakiki güç ve amaç sadece odur." hatırlatmasıyla ruhu özgürleştirir ve pusulayı yeniden doğru yöne çevirir.

Bu ifadeler, Müslüman için imanın sadece bir bilgi değil, bir yaşam ritmi olduğunu gösterir.

İlave bilgi için tıklayınız:

- "Cesed-i insan havaya, suya, gıdaya muhtaç olduğu gibi, ruh-u insan da namaza muhtaçtır." cümlesini izah eder misiniz?

- "Nasıl her bir insanda, gıdaya ihtiyaç var; onun gibi zevke de bir ihtiyacı vardır... Zevki tatmin olmazsa, ruh ve hüda vechinde zevkini arayacak." İzah eder misiniz?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 242
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...