"Maarif-i cedideyi medârise sokmak için bir tarik ve ehl-i medresenin nefret etmeyeceği saf bir menba-ı fünun açmaktır. Zira, mükerreren söylemişim: Fena bir tefehhüm, meş’um bir tevehhüm şimdiye kadar set çekmiştir." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Dördüncüsü: Maarif-i cedideyi medârise sokmak için bir tarik ve ehl-i medresenin nefret etmeyeceği saf bir menba-ı fünun açmaktır. Zira, mükerreren söylemişim: Fena bir tefehhüm, meş'um bir tevehhüm şimdiye kadar set çekmiştir."(1)

Mektep ve medrese arasında aslında özünde bir zıtlık ve düşmanlık yoktur; ama yanlış anlama ve ön yargılı bir bakıştan dolayı maalesef birbirilerini zıt ve düşman gibi telakki etmişler. Halbuki medrese Allah’ın kelam sıfatından gelen şeriatı talim ederken, mektep de Allah’ın kudret sıfatından gelen fıtri şeriatı talim ettiriyor.

Medrese, fen ilimlerini dinsizlerin bir malı ya da elinde dini yok etmek için kullanılan bir alet olarak telakki ederken, dinsiz mektepliler de dinin fenne karşı ve düşman olduğunu zannetmişler. Bu karşılıklı yanlış anlamalardan dolayı her iki taraf birbirine mesafeli ve soğuk durmuşlardır.

İşte Üstad Hazretleri bu ön yargıları temizleyip, fen ve din ilimlerinin beraberce okutulacağı bir eğitim projesinin başlatılması gerektiğini ifade ediyor. Bu, Medresetü'z-Zehrâ projesidir.

Medreselerin mekteblere mesafeli durmasında da haklı gerekçeler olmuştur. Mesela Osmanlı mekteplilerinin dine mesafeli durması, medrese ehlinde haklı bir suizan oluşturmuştur.

(1) bk.Münazarat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...