Block title
Block content

Münazarat

İçerikler

  1. "Hasenâtı seyyiatına, sevâbı hatâsına tereccüh edenler, mağfiret ve affa müstehaktırlar." cümlesini izah eder misiniz?

  2. "Hasenâtı seyyiatına, sevâbı hatâsına tereccüh edenler, mağfiret ve affa müstehaktırlar." Namaz kılmayanlar da bu aftan faydalanabilecekler mi?

  3. "İşte, iki inkılâp beni iki telif-i müşevveşe mecbur etti; iki rıhlet dahi, iki kitabı ilhâm ettirdi." cümlesini izah eder misiniz?

  4. Üstad'ın Münazarat'ı yazdığı dönem öncesi ve sonrası hakkında kısa bilgi verebilir misiniz?

  5. Üstad, Osmanlıca Münazaratın başında “İki İnkılap, İki telif-i müşevveş, İki rıhlet”ten söz ediyor. Bunlar nelerdir?

  6. "Şu eserin nağamâtını dinlemek için, bir Kürt cesedini giymek, bir vahşi hayâlini başına takmak gerektir. Yoksa ne istimâ helâl, ne semâ tatlı olur." Bu ifadeleri açıklar mısınız?

  7. Münazarat Risalesi, neden Doğu'daki aşiretler içinde yapılmış bir derstir, hikmeti ne olabilir?

  8. "Ey ehl-i hamiyet, anlayınız! Kürt ve emsâli, fikren meşrutiyetperver olmuş ve oluyorlar. Lâkin, bazı memurun fiilen meşrutiyetperver olması müşküldür. Hâlbuki, akılları gözlerinde olan avama ders veren fiildir." İzah eder misiniz?

  9. "Nurdan zarar gelmez; gelirse, huffâşa gelir, murdar şeylere gelir." cümlesini izah eder misiniz?

  10. İhtilâfâtı beyne’l-İslâm îkâ edip, Mûtezile, Cebriye, Mürcie gibi dalâlet fırkalarını tevlid eden, istibdattır... Paragrafını açıklar mısınız? Ayrıca, ilmi istibdat, nasıl istibdad-ı siyasînin veledidir?

  11. Meşrutiyet-i Meşrua Ne Demektir?

  12. "Milliyetimizin rûhu İslâmiyettir; hakiki ve nisbî ve izâfîden mürekkeptir. Başka millete benzemiyor..." cümlesini biraz açabilir misiniz?

  13. "Zira, sâbıkta, Padişah kendi yerinde mahpus gibi oturuyordu,.. Mütehevvisane ve mütekeyyifane ve mütekalkil olan tabiatı, anlattırmaya müsait değildi." Abdülhamid için bu ifadeler ağır değil mi?..

  14. Meşrutiyet İslamiyete karşı bir şey değil midir; neden çok vurgu yapılıyor?

  15. "Diğerinde dâü’l-husumet ile ihtilâl sıtması var. Ben de fikr-i milliyeti uyandırarak, ışıklandırarak, tiryâk-misâl adalet ve muhabbeti o nur ile mezc ettirerek, sulfato-misâl bir ilâç veriyorum." Burada "fikri milliyet" ne anlamda kullanılmıştır?

  16. "Evet, bir millet cehâletle hukukunu bilmezse, ehl-i hamiyeti dahi müstebit eder." cümlesini nasıl anlamalıyız?

  17. "Bazı cezâ-yı sezâsını hazmetmeyen, bir kısım da başkasının etini yemekten dişi çıkarılan ve bazı bir meşhur bektâşi gibi mânâ verenler, yol üzerine çıkıp, gasp ve garet ediyorlar..." ifadelerini izah eder misiniz?

  18. "Hâlbuki şu zaman, mümteniât-ı âdiyeyi mümkün derecesine indiriyor." cümlesini nasıl anlamalıyız?

  19. "Sizin şu vahşet-engiz, cehalet-perver husumet-efza olan sarp dağ ve derin derelerinizdeki vahşet ayılarından, cehalet ejderhasından, husumet kurtlarından biçare meşrutiyet korkar. Kolaylıkla gelmeğe cesaret edemez..." izah eder misiniz?

  20. Eğer siz tembel kalıp da onun yolunu yapmazsanız, tembellik etseniz, yüz sene sonra tamamen cemâlini göreceksiniz. Cümlesini yorumlar mısınız, mevcut demokratik açılımla bağlantısı nedir?

  21. "Bence taklidin temelini atıp, ihtilâfâtı çıkarmakla, Mûtezile, Cebriye, Mürcie, Mücessime gibi dalâlet fırkalarını İslâmiyetten intâc eden mesâil-i diniyedeki istibdad-ı ilmîdir ve nefsü’l-emirde mukayyed..." izah?

  22. "Evet, her tâifeye ona mahsus bir meşrutiyet, bir teceddüt ilhâm olunuyor." cümlesini açıklar mısınız?

  23. "Meşrutiyet-i ilmiye hakkıyla teessüs etse, meyl-i taharri-i hakikatin imdâdıyla, fünun-u sâdıkanın muâvenetiyle, insafın yardımıyla şu fırak-ı dâlle Ehl-i Sünnet ve Cemaate dahil olacakları kaviyyen me’mûldür." İzah eder misiniz?

  24. "Meşrutiyeti yüceltiyorsun?" sorusunun cevabını; "Hatta ulemâda, medâriste, talebede bir nev’i meşrutiyeti intâc eder... Ve nefsü’l-emirde mukayyed olan şeyde ıtlaktır." Özellikle bu iki cümleyi açar mısınız?

  25. İstibdât-ı İlmi Ne Demektir?

  26. Münazarat'ta geçen: "Bağdat tarrarları gibi olmayınız." cümlesini açıklar mısınız?

  27. Mürcie ve Mücessime gibi dalalet fırkalarının mahiyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

  28. "Hatta benim gibi bir adam, ilmi vâsıta edip, tahakküm ediyor idi veyahut sehâvet-i milliyeyi sû-i istimâl ederdi." cümlesini izah eder misiniz?

  29. "Cidâl berdevam, harb ise sicaldir." cümlesini, geçtiği yer ile izah eder misiniz?

  30. "Maatteessüf, büyüklerdeki meziyet, sebeb-i tevâzu iken, vâsıta-i tahakküm oluyor; avamdaki zayıf bir damar, câlib-i şefkat iken, vesile-i esâret oluyor." İzah eder misiniz?

  31. İnsanlar hayvanlıktan çıkıp geldiği vakit, sözünden kasıt nedir? Müslüman olarak evrim teorisini kabul etmediğimize göre, burada anlatılmak istenen nedir?

  32. Sual: Şu pis istibdat ne vakitten beri başlamış, geliyor? Cevap: İnsanlar hayvanlıktan çıkıp geldiği vakit, nasılsa bunu da beraber getirmiştir. Cümlesini açıklar mısınız?

  33. "Sual: Bazı adam, “Şeriata muhâliftir” diyor? Cevap: Ruh-u meşrutiyet, şeriattandır; hayatı da ondandır. Fakat ilcâ-i zarûretle teferruat olabilir, muvakkaten muhâlif düşsün. Hem de, her ne hâl ki, meşrutiyet zamanında vücuda gelir! Meşrutiyetten neş’et etmesi lâzım gelmez..." Devamıyla izah eder misiniz?

  34. "Sual: Neden makine-i ahvâl güzelce işlemiyor? Cevap: Zira tecrübe, hamiyet, nûr-u kalb ve nûr-u fikri cem’ edenler, vezâife kifayet etmezler. Bazı ehl-i gayret ve hamiyette de meyl-i tahrip meleke olmuş; tâmire pek alışık değildir..." izahı?

  35. "Demek, şeriatı isteyenler iki kısımdır: Biri, muvâzene ile zarûreti nazara alarak, müdakkikâne meşrutiyeti şeriata tatbik etmek istiyor. Diğeri de muvâzenesiz, zâhirperestâne, çıkılmaz bir yola sapıyor." İzah eder misiniz?

  36. "Selâmet-i millet, cevher-i hayata tevakkuf etse, vermekten tevakkuf edilmez; nasıl ki, edilmedi. Dünyada en acîb, en garibi, rûhunu iftiharla selâmet-i millete fedâ edenlerden, bâzan garazında menfaat-i cüz’iye-i gurûriyesinde buhl eder,.." İzahı?

  37. "Şeriatı isteyenler iki kısımdır: Biri, muvazene ile zarûreti nazara alarak müdakkikane meşrutiyeti şeriata tatbik etmek istiyor. Diğeri de muvazenesiz, zâhirperestane çıkılmaz bir yola sapıyor." İzah eder misiniz?

  38. "Eğer siz insan olsanız, hükumet ve İstanbul ve Türkler nasıl olsalar olsunlar, size fenalıkları dokunmaz. Fakat iyilikleri gelir." Türklerin ya da hükümetlerin tarihçe zararları Kürtlere dokunmuş ve dokunmaya devam ediyor. Yukarıdaki cümleye göre tüm suç Kürtlerin. Demek ki insan olmamışlar. Burada bir toptancılık ya da suçu bir tarafa yığmak yok mu?

  39. "Hem de, mağlûb bîçare bir reise, yahut müdahin memurlara, veyahut mantıksız bir kısım zabitlere,.." ifadesi ile, "Halbuki çoban tembel ve muavini kayıtsız, köpekleri değersizdir." cümlesi arasında nasıl bir ilgi vardır?

  40. "Hükûmet ve İstanbul çukurda bir havuzdur veya öyle olacaktır. Havuz ise, aşağıdadır. Fenalık sakîldir, yukarıya yuvarlanmaz; cehâletle cezb etmemek şartıyla... İyilik nurdur, yukarıya akseder." İzah eder misiniz?

  41. "İstibdadın hükmünce, İstanbul ve hükûmet belâğbaşı idi; şikâyette hakkınız vardı. Şimdi ise hakikat itibariyle bilkuvve, İstanbul göldür, hükûmet havuzdur, Türk zaynâbdır veya öyle olmak lâzımdır. Pınar bizlerdedir veya bizde olmak gerektir." İzah?

  42. "Meşverette hüküm ekserindir. Ekser ise, Müslümandır, altmıştan fazla ulemâdır. Mebus hürdür, hiçbir tesir altında olmamak gerektir. Demek, hâkim İslâmdır." İzah eder misiniz?

  43. "Sual: Dine zarar olmasın, ne olursa olsun?" bu sualden maksat nedir, bilgi verir misiniz?

  44. "Başkasına itimat etmeyen nefsiyle teşebbüs eder... Acaba Mâmehuran hırsızlarını tevbekâr ve sofî eden şu sır değil midir? Evet, ruhları ağlamak istedi, biri bahane oldu, ağladılar." izah eder misiniz?

  45. "Eğer Mehdî acele edip gelse, baş-göz üstüne, hemen gelmeli. Zira güzel bir zemin müheyya ve mümehhed oldu. Zannettiğiniz gibi çirkin değildir. Güzel çiçekler, baharda vücudpezir olur." izah eder misiniz?

  46. "Elhasıl: İnkılâb-ı siyasî cihetiyle dininden havf eden adamın, dinde hissesi, beytü’l-ankebut gibi zayıf düşmüş cehalettir, onu korkutur; taklittir, onu telâşa düşürttürür." Cehalet nasıl korkutur, taklit nasıl telaşa düşürtür, açıklar mısınız?

  47. "Kim dese, “Zaman bütün berbât oldu,” eskisine temayül gösterse, bilmediği halde İslâmiyetin muhalefetinden neş’et eden eski seyyiatı, bazı ecnebîlerin zannı gibi İslâmiyete isnat etmektir." izah eder misiniz?

  48. "Padişahların padişahı olan Sultan-ı Ezelî, Kur'ân denilen musika-i İlâhiyesi ile umum âlemi doldurarak kubbe-i âsumanda şiddetli ses getirmekle,.." Devamıyla izah eder misiniz?

  49. "Sivrisinek tantanasını kesse, balarısı demdemesini bozsa, sizin şevkiniz hiç bozulmasın, hiç teessüf etmeyiniz. Zira, kâinatı nağamatıyla raksa getiren hakaikin esrarını ihtizaza veren musika-i İlâhiye hiç durmuyor; mütemadiyen güm güm eder." İzahı?

  50. "Şu amûd-u nuranî, dinin himayetini, şehametinin başına, murakabenin gözüne, hamiyetinin omuzuna alacaktır..." izah eder misiniz?

Yükleniyor...