"Mahiyet-i ilim bir dahi olsa, suret-i tedrisi başkadır." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte mevzuu, ebnâ-yı mâzi ile ebnâ-yı müstakbeli muvazene etmektir. Hem de mekâtib-i âliyede elif ve bâ okunmuyor. Mahiyet-i ilim bir dahi olsa, suret-i tedrisi başkadır. Evet, mazi denilen mekteb-i hissiyatla, istikbal denilen medrese-i efkâr bir tarzda değildir."(1)

İlimler mahiyet açısından birbirine benziyor olsalar da öğreniş ve öğretiliş biçimleri farklı farklı olabiliyor. İlimler hem içerik açısından hem de içeriğin öğretilme biçimi açısından sürekli gelişiyor, sürekli terakki ediyor sürekli yenileniyor.

Modern çağda ilimlerin tedris biçimleri daha bilimsel daha verimli daha planlı bir şekle girmiştir. Eski tedris biçimleri yerini yeni usul ve yollara bırakmış, ilmi öğrenme daha da bir ivme kazanmıştır. “Evet, mazi denilen mekteb-i hissiyatla, istikbal denilen medrese-i efkâr bir tarzda değildir." ibaresi de bu gerçeğe işaret etmektedir.

Eksi zamanlarda eğitimin merkezinde hissiyat ve kalp merkezde iken, şimdilerde ise akıl ve fikir merkeze yerleşmiştir. Doğal olarak, ilmin mahiyeti bir olsa da ilmi tedris biçimi buna göre yeniden biçimlenmiştir.

(1) bk. Muhakemat, Birinci Makale (Unsuru'l-Hakikat), Sekizinci Mukaddime.

İlgili ders videosu için tıklayınız:
Prof. Dr. Şadi Eren, Muhakemat Dersleri (9.Bölüm)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...