"Mahiyet-i Muhammediye Aleyhissalatü Vesselamın, fevkalade istidat ve cihazatıyla, alem-i İslamiyetin maneviyatını teşkil eden kudsi kelimatı..." Kudsi kelimat ne olabilir?
Değerli Kardeşimiz;
“Âlem-i İslâmiyetin mâneviyâtını teşkil eden kudsî kelimât” ifadesindeki "kudsi" kelimeleri dört kelime ile özetleyebiliriz. Bu dört kelime ise “tehlil, tekbir, tesbih ve tahmid"dir.
“La İlahe illallah” tehlil, “Allahu ekber” tekbir, “Sübhanallah”, tesbih, “Elhamdülillah” tahmid oluyor.
Bu dört kelam hem İslam’ın hem Kur’an’ın hem de ibadetin hulasasıdır. Bu dört kelamı en haşmetli ve en mükemmel olarak Resul-i Ekrem Efendimiz (asm) ders vermiş, o kudsî manaları mübarek kalbinde kemaliyle yaşamış ve ashabına da yaşatmıştır.
Bu hususa hadislerde şu şekilde işaret ediliyor:
"Şüphesiz Allah'ın en sevdiği söz: 'Subhanallahi ve bihamdihi' demektir." (Müslim, Kitabu’z-Zikr.)
Resulullah (asm) buyurdu ki:
"Rahmana sevimli olan iki kelime vardır ki, dile hafif ama mizanda ağırdırlar: Subhanallahi ve bihamdihi, Subhanallahilazim." (Buhari; Kitabu’t-Tevhid.)
Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki:
"İki kelime vardır, bunlar dile hafif, terazide ağır, Rahmân'a da sevgilidirler: Sübhânallahi ve bihamdihi, Sübhânallâhi'l-azîm (Allah'ım seni hamdinle tesbih ederim, yüce Allah'ım seni tenzih ederim) kelimeleridir." (bk. Buhârî, Daavât 65, Eymân 19, Tevhîd 58; Müslim, Zikr 31, (2694); Tirmizî, Daavât.)
"... Cennetin toprağı güzel suyu tatlıdır. Cennette ovalar vardır. Buraların dikili ağacı, Sübhanallahi velhamdülillahi vela ilahe illallahu vallahu ekber’dir. (Allah’ı tenzih ederim, hamdolsun Allah’a, Allah’tan başka gerçek ilah yoktur ve Allah en büyüktür)." (Tirmizi, Daavât, 58.)
"Allah’ın en sevdiği dört söz şunlardır: Sübhanallah , Elhamdulillah, La ilahe illallah ve Allahu ekber. Hangisiyle başlasan sakınca yok." (Müslim; Kitabu’l-Edeb.)
"Muhakkak ki benim Sübhanallah, Elhamdulillah, La ilahe illallah ve Allahu ekber demem, benim için üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha sevimlidir." (Müslim; Kitabu’z-Zikr.)
Zikir ve ibadetler, hakikatlerin anlaşılmasında anahtar konumundadırlar. İnsanın istidatların inkişafı, manevi azaların terakkisi de zikir ve ibadetlerle mümkündür.
Yukarıda izah ettiğimiz dört anahtar kelime genel bir çatıdır; bu çatı altında elbette değişik kudsî kelimeler de bulunuyor. İstiğfar, tazim bunlara misal olarak verilebilir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü