Block title
Block content

Dördüncü Nükte

İçerikler

  1. "Bütün kâinata tasarruf edemeyen bir zat, hiçbir cüz’üne hakikî mâlik olamaz." cümlesini izah eder misiniz?

  2. "Ferdiyet cilvesi, kâinat yüzünde öyle bir sikke-i vahdet koymuştur ki, kâinatı tecezzî kabul etmez bir küll hükmüne getirmiştir. Bütün kâinata tasarruf edemeyen bir zat, hiçbir cüz'üne hakikî mâlik olamaz..." Buradan "Ehad" ismini nasıl anlayabiliriz?

  3. "Öyle bir tesanüd, öyle birbirine muavenet, öyle birbirinin sualine cevap vermek ve birbirinin imdadına koşmak ve birbirine sarılmak, birbiri içine girmek suretiyle öyle bir vahdet-i vücut teşkil ediyorlar ki, bir insanın cesedindeki unsurlar gibi, birbirinden kabil-i tefrik olmaz." Bu cümleye somut örnek verebilir misiniz?

  4. "Fakat insanların o kavânîn-i rububiyetin hüsn-ü cereyanlarına, yine emr-i İlâhî ile sûrî bir hizmeti var." cümlesinin izahı nasıldır?

  5. "Yalnız iki yüz bin hayvanat taifelerinin ve iki yüz bin nebatat enva'ının atkı ipleriyle dokunan nakışlı şu sikkeye bak..." Buradaki "atkı ipi" benzetmesini nasıl anlayabiliriz?

  6. "Bu kâinatın lâmbası olan güneşin bir olması, umum kâinat birinin olmasına işaret ettiği gibi..." Bir, neden "bir"i gösteriyor? Bazen bir şeyi iki veya üç kişi yapıyor?

  7. "İşte, gözümüzle her vakit müşahede ettiğimiz bu çok harika eserlerin gayet küçük, ehemmiyetsiz şeylerden tezahürü, bilbedâhe ferdiyet ve ehadiyeti gösteriyor. Yoksa herşeyin neticesi, meyvesi, eseri, o şeyin maddesi ve kuvveti gibi küçülerek..." İzah?

  8. "Mağlub düşen düşman ordusunun bir müşirini, belki binler adamla beraber, o intisab kuvvetiyle esir edebilir." örnekte "mağlup" kelimesinin hikmeti nedir? Ordu zaten mağlup düşmüş, esir etmekte rütbe ya da güç gerekmez ki?

  9. "Mevcudat iki vecihle icad ediliyor. Biri ibdâ ve ihtirâ tabir edilen hiçden icaddır. Diğeri, inşa ve terkip tabir edilen,.." İsm-i Ferd bahsindeki bu paragrafı devamıyla açıklar mısınız?

  10. Cilve-i ehadiyet ne demektir? İsm-i Ferd'i ispat etmesi nasıl oluyor?

  11. İsm-i Ferd'in Dördüncü İşaret'inin Üçüncü Temsil'ini izah eder misiniz?

  12. Fatih Sultan Mehmet, Peygamberimiz'in övgüsüne mazhar olmuş bir padişahtı ve kundaktaki kardeşini katlettiği söyleniyor; aslı varsa bu cinayet olmaz mı?

  13. "Bir masayı bir kişi zor kaldırır, iki kişi kolayca kaldırır." diyerek, kainatta iki yaratıcının olabileceğini savunanlara nasıl cevap verilebilir?

  14. Üstad "Hiçbir şey, hiçbir zaman, hiçbir mekân, bir tek Sâni-i Zülcelâlin kabza-i tasarrufundan hariç olamaz." diyor. Bu kısımları okurken, "İnsanoğlu kainatın her tarafını keşfedip inceledi mi ki? Belki kainatın bazı yerlerinde durum farklıdır? Nereden biliyorsun? Başka kainatlar da olabilir." şeklinde vesvese geliyor...

  15. "Evet, kâinatın envâları birbiri içine girift olması ve kenetleşmesi ve her birinin vazifesi umuma baktığı cihetle,.." Dünyamızda sürekli değişimler ve artma azalma var. Bu noktada bazı türlerin tükenmesi kemiyet ve keyfiyet olarak dengeyi bozmaz mı?

  16. "Çünkü, kâinatın Sânii, Vâhid-i Ehad bilinse, bütün kâinattaki kemâlât ve cemaller, o Sâni-i Vâhidde bulunan kudsî kemâlâtın ve cemallerin gölgeleri ve cilveleri ve işaretleri ve tereşşuhatları olduğu bilinecek..." Devamıyla açıklar mısınız?

  17. "Eğer ferdiyet olmazsa, beşerin bütün metalip ve arzuları sönecek." cümlesini izah eder misiniz?

  18. "Ferdiyet-i Rabbâniye ve vahdet-i İlâhiye, bütün kemâlâtın medarı, esası olduğu ve kâinatın hilkatindeki hikmetlerin ve maksatların menşei ve madeni olduğu gibi..." İzah eder misiniz?

  19. Beka arzusu gibi, ebede uzanmış ve kâinatın etrafına yayılmış, beşerin binler arzuları nelerdir? Ve o arzular neler ise, onlar için neden "kainatın etrafına yayılmış" deniyor?

  20. Cüzi bir meyveye tevhid nazarıyla bakmayınca niçin sönüp baş aşağı düşüyor? Halbuki sırr-ı ehadiyet her bir şeyde bulunup, çok geniş bakamayanlar için bir inayet değil mi? Tevhid ile bakabilmek, Cenab-ı Hakk'ın vahidiyet tecellisini mi kavramaktır?

  21. Otuzuncu Lem'a, Dördüncü Nükte, Yedinci İşareti (İsm-i Azam) ayrıntılı bir şekilde açıklayabilir misiniz?

  22. "Âlem-i İslâmın şecere-i kübrâsının menşei, çekirdeği, hayatı, medarı olan mahiyet-i Muhammediye Aleyhissalâtü Vesselâmın, fevkalâde istidat ve cihazatıyla, âlem-i İslâmiyetin mâneviyâtını teşkil eden kudsî kelimâtı, tesbihâtı, ibâdâtı..." Buradaki "kudsî kelimât" ne olabilir?

  23. "Demek, bidâyet-i İslâmiyede kelimât-ı kudsiyenin verdiği feyiz ve nurun başka bir meziyeti var. Tazeliği haysiyetiyle başka bir letâfeti, bir tarâveti, bir lezzeti var ki, gaflet perdesi altında mürur-u zamanla gizlenir, azalır, perdelenir." Kudsi kelimelerin mürur-u zamanla gizlenmesini nasıl anlamalıyız? Kur'an ve tespih aynı değil mi?

  24. "Habîbiyet derecesine çıkan ubudiyet-i Muhammediyenin (a.s.m.) velâyeti sair velâyetlerden ne kadar yüksek olduğunu anla." cümlesini devamıyla açıklar mısınız?

  25. "İşte bu nokta-i nazardan, zât-ı Muhammediye Aleyhissalâtü Vesselâmın, haddi ve nihayeti olmayan merâtib-i kemâlâtta ne derece terakki ettiğini kıyas et." Efendimiz Miraç'tan sonra da terakkinin devam etmesini nasıl anlamak lazım? Ahirete irtihaline kadar devam mı etmiştir kemalattaki terakkisi? "Haddi ve nihayeti olmayan" ile ne demek istiyor Üstad Hazretleri?

  26. "Zât-ı Muhammediye (a.s.m.) ise, onları menba-ı hakikîsinden (Zât-ı Akdesten) turfanda, taze olarak, fevkalâde istidadıyla almış, emmiş, massetmiş. Bu sırra binaen, o zât, bir tek tesbihten, başkasının bir sene ibadeti kadar feyiz alabilir." Açar mısınız?

Yükleniyor...