"Mazi tarafına geçenler, zâhirî esbablarıyla beraber gitmişler; arkalarında, yine kendileri gibi başkalar, yerlerine gelmişler. Demek, esbab-ı zâhiriye hiçtir." devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Mazi tarafına geçenler, zâhirî esbablarıyla beraber gitmişler; arkalarında, yine kendileri gibi başkalar, yerlerine gelmişler. Demek, esbab-ı zâhiriye hiçtir. Yalnız bir Kadîr-i Zülcelâl onları halk edip hikmetiyle esbaba bağlayarak gönderdiğini gösteriyor. Ve gelecek zamanda dizilmiş hayattar olan zemin yüzleri ise daha parlak şehadet eder. Çünkü, yeniden, yoktan, hiçten yapılıp gönderilecek yere konup, vazife gördürüp, sonra gönderilecekler."

Cenab-ı Hak, varlıkları iki ayrı şekilde yaratıyor: İbda ve inşa. Bir kısım varlıklar zamansız ve sebepler devreye sokulmadan doğrudan yaratılır, ruhların ve meleklerin yaratılmaları gibi. Bir kısmı ise sebepler eliyle yaratılır; ağaçların meyvelere, anne ve babanın çocuğun dünyaya gelmesine sebep olmaları gibi.

Bu dünya hikmet dünyası olduğu ve insanlar da bu âleme imtihan olmak ve cennete layık bir kıymet almak için geldikleri için çevremizde gördüğümüz her şey sebeplerle yani inşa yoluyla yaratılmıştır. İbda ile yaratılanları zâten göremeyiz. İnsanın ruhu ibda ile bir anda yaratılmıştır ve görülmez. Bedeni ise inşa ile safha safha yaratılmıştır.

Üstadımızın bu paragrafta nazara verdiği azim hakikati “meyve ve insan örneğiyle” dar dairede açıklamaya çalışalım.

Meyveyi ağacın yapamayacağının en büyük delili, onun da yapılmış olmasıdır. Onun yapılmasına sebep olan önceki ağaçlar kuruyup gitmişler, görevlerini bu mevcut ağaçlara devretmişlerdir, bunlar da bir süre yaşadıktan sonra ölecekler yeni ağaçlar yaratılacak ve yeni meyveler sergilenecektir.

İnsanın yaratılmasına anne ve babasının sebep olduğu görülen bir hakikattir. Yine onun kadar açık bir hakikat de anne babanın çocuk yapamayacaklarıdır. O anne baba bir süre önce yoktular ve kendi anne ve babaları vasıtasıyla var edildiler. Onlar da öldüler ve onların çocukları anne ve baba oldular ve yeni çocukları da Allah bu yeni ebeveynden yarattı.

***

Burada, "Yaratma ve icat etme işini sebepler yapıyor." diyenlere bir cevap veriliyor.

Sebepler bir müddet sonra neticeler gibi yok olup gidiyorlar, yerlerine yeni sebepler geliyor. Şayet bu yaratma işlemini sebepler yapıyor olsa idiler, yokluğa maruz kalmamaları gerekirdi. Yok olmaya mahkum olan bir şeyin var etmesi mümkün değildir. Ya da sonu olanın bir şeyin başının olması zaruridir ki o baş sebepte Allah’ın kudretidir. Yani elmayı elma ağacı değil, elma ağacı vasıtası ile Allah’ın kudret sıfatı yaratıyor. Zira elma ağacı da elma gibi yokluğa ve fenaya mahkumdur. Yokluğa ve fenaya mahkum olup mazi tarafına geçen bir şeye ilahlık unvanı vermek imkansız bir hezeyandır.

Zahiri sebepler, icat ve yaratma noktasından bir hiçtir, yoksa varlık noktasından hiç değiller. Yani elma ağacı, elmayı yaratma noktasından bir hiçtir, ama elmaya vasıta ve vesile olma noktasından mevcuttur. Elma ağacının elmayı icat etmesinin imkansızlığına işaret etmek için "zahiri sebepler hiçtir" denilmiştir.

* * *
Karpuz, kavun, salatalık gibi meyveler, zahiren onları meydana getiren, yapan dallarıyla, sapları ve kökleriyle yok oluyorlar. Bir daha ki sene yeniden sadece meyveler yaratılmıyor ki; ona sebep olan dalları ve kökleri müessir gösterilebilsin.

Belki meyve her şeyiyle birlikte yaratılıyor. Meyve yaratıldığı gibi, meyveyi, zahiren meydana getiren sebepler de yaratılıyor.

Demek, esbâb-ı zâhiriye hiçtir; yalnız bir Kadîr-i Zülcelâl onları halk edip, hikmetiyle esbâba bağlayarak gönderdiğini gösteriyor.

***

Zaman mazi, müstakbel ve hâl olmak üzere, üç şeritli bir tevhit sineması gibidir. Hâl şeridinde seyircilere gösterilen tevhit resimleri, istikbaldekilere yer açmak için mazi şeridine geçiyor ve orada arşivleniyorlar.

İstikbaldeki tevhit levhalarının daha parlak olması, sahneye yeniden ve yoktan gelmesi ile insanların gözünde ve zihninde bir hareketlilik, bir sinerji oluşturmasından dolayıdır. İnsan sinema seyrederken, yeni bir sahnenin gelmesinden büyük bir keyif ve heyecan duyar ve ona dikkat kesilir.

Allah, zaman şeridinde yeniden ve yoktan yaratmalar ile dikkatleri üstüne çekip, bilinmek ve görünmek istiyor. Bu yüzden yeniden ve yoktan var edilen şeyler, daima dikkat çekici ve parlak olurlar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...