"Her günde, her senede, her asırda yeniden yeniye icad ettiği hadsiz masnuatı, nihayetsiz kudretine nihayetsiz lisanlarla şehadet ederler." cümlesini misalle açıklar mısınız? Bu icat ibda ile mi yoksa inşa ile midir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Cenab-ı Hakk'ın günlük, yıllık, asırlık, hatta anlık yaratma faaliyetleri vardır. Buna en büyük şahit; bahar mevsiminde milyonlarca canlı türlerinin diriltilmesi ve yaratılmasıdır. Bazı canlı türleri bir gün içinde doğup ölüyor, bazıları bir saniye içinde torununun torununu görüyor.

Aynı zamanda bir asır öncesinde var olan canlı mahluklar gitmiş, yerine yenileri gelmiştir. Bir asır sonra da biz gideceğiz, bizim yerimize yenileri gelecektir. Bütün bunlar Allah’ın sürekli yaratma ve icad faaliyetini devam ettirdiğini gösteren sanatlı şahitlerdir.

Mesela, bahar mevsiminde yaratılan sinek ve böcekler taifesi, Allah’ın sonsuz kudretini ilan edip yaratmanın devam ettiğine en büyük bir şahittir. Bir çift karasinek, bir baharda beş buçuk milyon oluyor.

Bağ ve bahçelerin, bütün ağaçların yemyeşil bir tabloya dönüşmeleri, Allah’ın sonsuz kudret ve faaliyetinin bir şahididir.

"Yeniden icad" denilince akla ilk defa ibda ile yaratmak gelirse de verilen misal şu gördüğümüz âlemdeki varlıklar içindir ve onların tamamı inşa ile yaratılmışlardır. İbda ile yaratılanlar, ruhlar ve meleklerdir. Kâinat altı gün ile tabir edilen altı devrede inşa suretinde yaratıldığı gibi, onun meyvesi ve neticesi hükmünde olan bütün insanlar, hayvanlar ve bitkiler de inşa ile yaratılmışlardır. İnsan bedeni inşa ile dokuz ayda yaratılırken, ruhu zamansız olarak ibda suretinde yaratılır ve bedene ilka edilir. Aynı şekilde, bütün ruhlar, melekler ve kâinatta icra edilen bütün kanunlar da ibda suretiyle yaratılmışlardır. Ağaç inşa ile onda faaliyet gösteren hayat ve büyüme kanunu ibda iledir. Keza yerküresi inşa ile yerçekimi ibda iledir, güneş inşa ile cazibesi ise ibda ile yaratılmıştır.

Bazen ibda kelimesi yoktan yaratma değil de yok iken yaratılma, ortaya çıkma manasında da kullanılmaktadır. Bu derste de bu mâna hâkimdir. Geçen sene olmayan nice bitkilerin bu baharda meydana çıkmaları, bu yönüyle, ibda gibidir.

Üstad'ımız yaratılan şeylerdeki ibda ve inşa arasındaki bağ ve ayrımı şu mükemmel tesbit ile yapmaktadır:

Bir baharda, üç yüz bin envâ-ı zihayat mahlukatın şekillerini, sıfatlarını, belki zerratlarından başka bütün keyfiyat ve ahvallerini hiçten icad eden bir kudrete karşı 'Yoğu var edemez.' diyen adam, yok olmalı!” (Lem’alar, Yirmi Üçüncü Lem'a)

İlave bilgi için tıklayınız:

- "Kadir-i Zülcelalin iki tarzda icadı var: Biri ihtirâ' ve ibdâ' iledir... Diğeri inşa ile sanat iledir..." İzah eder misiniz?

- "İbda" ve "inşa" kavramlarını açıklar mısınız?

- "Hem icad ve ibdâ-ı eşyada kemâl-i suhulet, bir ilm-i ekmele delâlet eder." cümlesini izah edip, süratle ve suhuletle yaratılmaya misaller verir misiniz?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...