Block title
Block content

"Tesadüf ise, cehlimizi örten gizli bir hikmet-i ilahiyenin perdesidir." ifadesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte, ey tabiata saplanan ve bataklıkta boğulmak derecesine gelen gafil! Bütün mazi ve müstakbele ulaşacak hikmetli ve kudretli mânevî el sahibi olmayan bir şey, nasıl bu zeminin hayatına karışabilir? Senin gibi hiç ender hiç olan tesadüf ve tabiat buna karışabilir mi? Kurtulmak istersen, 'Tabiat, olsa olsa bir defter-i kudret-i İlâhiyedir. Tesadüf ise, cehlimizi örten gizli bir hikmet-i İlâhiyenin perdesidir.' de, hakikate yanaş."(1)

Hidayetten yoksun olan bir aklın tesadüfe ihtimal vermesi, İlahi kudretin sebeplerin arkasında perdeli ve gizli olmasından dolayıdır. Bu gizlilik ve perdeli olma hali tesadüfe geçici bir varlık rengi veriyor. Bu bakış açısı aslen zihnin bir galatı ve bir sanrısıdır.

Mesela, elma bir sanattır ve bu sanatın zahiri vesilesi ise bir ağaçtır. Hakikat noktasında ağacın elmayı icat edip yaratması mümkün değildir. Ama ağacın arkasında asıl aktör olan İlahi kudret imtihan gereği gizlendiği için akıl şaşırıp ağacı aktör zannedebiliyor. Ki bu bakış açısı hem cehalet hem de mümkün olmayan tesadüfe bir imkân rengi vermektir ki çok akıllar bu yola sapmışlar.

Hikmet-i İlahi bu sistemi iktiza ediyor, yani insanların imtihan edilip seçilmesi için tesadüf fikri geçici olarak makullük rengine boyanıyor. Halbuki hidayet aklı ile bakıldığında bu tesadüfün hiç ele alınacak bir tarafı bulunmuyor.

(1) bk. Sözler, Otuz Üçüncü Söz, Yirmi Dördüncü Pencere.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Yirmi Dördüncü Pencere | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1448 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...