"Âdem’in melaikeden cihet-i imtiyazı ve melâikenin muarazadan sebep ve medar-ı aczi, esmanın heyet-i mecmuası olduğuna işarettir..." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Âdem’in melâikeden cihet-i imtiyazı ve melâikenin muarazadan sebep ve medar-ı aczi, esmânın heyet-i mecmuası olduğuna işarettir. Yoksa esmânın bir kısmını, belki kısm-ı âzamını melekler de bilirler." (İşaratü'l-İ'caz, Bakara Suresi, 31-33. Ayetin Tefsiri)
Bu paragrafta, genel olarak, Hz. Âdem'in (a.s.) meleklerden üstün olmasının ve meleklerin ona karşı (malumat konusunda) yetersiz kalmasının, "Allah'ın isimlerinin (esma-i hüsna) bütününün ve sair varlıkların isimlerinin toplu bir şekildeki bilgisinde" saklı olduğuna işaret ediyor.
Hz. Âdem'in Meleklerden Üstünlük Yönü (Cihet-i İmtiyazı):
Hz. Âdem'in (as), meleklere secde edilmesini gerektiren ve onu üstün kılan özelliği, esmanın (Allah'ın isimlerinin) tümünün bilgisine, yani bütüncül bir bilgi ve kavrayışa sahip olmasıdır. Hz. Âdem (as) hem ilahi isimleri hem de eşyanın isimlerini bilmesi, onu (as) meleklere üstün kılmıştır.
Meleklerin Yetersiz Kalmasının Nedeni (Medar-ı Aczi):
Melekler, bu bilginin tamamını toplu bir heyet (bütünlük) olarak kavrayıp uygulamakta yetersiz kaldılar. Onların "aciz kalmasının" sebebi, Âdem'deki (a.s) bu kapsamlı ve bütünleşik bilgi karşısında duramamalarıdır.
Esmanın Heyet-i Mecmuası:
Cümlenin kilit noktası burasıdır. Bu ifade, "Allah'ın isimlerinin tamamının ve bütün eşyanın isimlerinin bir bütün olarak, bir araya gelmiş bir sistem ve yapı içindeki bilgisi" anlamına gelir.
Tek Tek Bilmek Yetmez:
Bu cümle, meleklerin de "Esmanın bir kısmını, hatta büyük bir kısmını" bildiğini kabul ediyor. Yani melekler de Allah'ın bazı isimlerinin (mesela Kadir ve Alim gibi) tecellilerini ve anlamlarını bilirler.
Fakat Âdem'e (as) öğretilen ve onun üstünlüğünü sağlayan şey, bu isimlerin ayrı ayrı değil, yaratılıştaki her şeyin nasıl birbirine bağlı olduğunu gösteren, bütün hâlindeki tam bilgisidir. İnsan (Âdem), tüm esmanın tecellilerini kendinde toplayabilen ve kâinattaki bağlantıları bu bütüncül bakış açısıyla kavrayabilen bir varlık olarak yaratılmıştır.
Hz. Âdem'i (as) meleklerden ayıran ve üstün yapan fark, Allah'ın her bir ismini ayrı ayrı bilmek değil (çünkü melekler de çoğunu bilir), bütün isimlerin bir araya gelerek oluşturduğu büyük resmi, kâinat sistemini ve bu isimlerin birbirleriyle olan ilişkilerini tam ve bütün olarak idrak edebilme yeteneğidir. Melekler, bu bütüncül ve kapsamlı bilgi karşısında, "Bizim bildiğimiz sadece bize öğrettiğindir." (bk. Bakara, 2/32) diyerek yetersizliklerini (acizlerini) ifade etmişlerdir.
İlave bilgi için tıklayınız:
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü