"Meşruta-i meşruaya hâdim eden. Ve adalet-i mahzâsı merhametli olduğundan..." Meşrutiyetle adalet-i mahzanın nasıl bir ilişkisi vardır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ve umum ulema ve vâizleri ittihad ve saadet-i millete ve icraat-ı hükûmeti, meşruta-i meşruaya hâdim eden. Ve adalet-i mahzâsı merhametli olduğundan anâsır-ı gayr-ı müslimeyi daha ziyade telif ve rapt eden..."(1)

Şeriata uygun olan bir cumhuriyet ve demokraside, Kur’an’ın, ferdin hakkını cemaate feda ettirmeyen tam adalet anlayışı hükmetmesi gerekecektir ki, böyle bir adalet ve hukuk anlayışı demokrasinin en önemli bir sac ayağı hükmündedir. Yoksa ismi cumhuriyet olup adalet-i mahza olan ferdin hakkının gözetilmesi esası olmasa, o zaman o demokrasi topal ve işe yaramaz bir görüntüden başka bir şey değildir. Şimdilerde buna "hukukun üstünlüğü" diyorlar. İslam, yönetimin can damarı olarak hukuku kabul ve telakki ediyor ve öyle tatbik edilmesini emrediyor.

Evet, Hz. Ömer (r.a)'in, "Adalet Mülkün (Devletin) temelidir." ifadesi, Kur'anın dünya saadeti tesis etme mantığının esasını yansıtıp şimdiki hukuk sistemlerinin serlevhası hükmündedir.

Meşrutiyet ile adalet-i mahza ruh ile ceset gibidir. Adalet ruh, meşrutiyet cesettir; ruhsuz ceset olmaz. Meşrutiyet, adaletin tesisi için ihtiyaç duyulan bir araç sistemdir. Yoksa haddi zatında amaç değildir.

(1) bk. Divan-ı Harbi Örfi, Yaşasın Kur'an-ı Hakim'in Kanun-u Esasiler.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

karahan esra
tesekkur ederim
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...