"Mideye giren karışık gıdaların muhtelif aza ve hüceyrata göre kemal-i imtiyazla ayrılmalarına bak, kemal-i hikmet içinde kemal-i kudreti gör." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"İşte, bütün yeraltına karışık atılan ve madde itibarıyla birbirine benzeyen tohumların, sünbül vaktinde kemâl-i imtiyazları ve ağaçlara giren muhtelif maddelerin yaprak, çiçek ve meyvelere kemâl-i imtiyazla tefrikleri ve mideye giren karışık gıdaların muhtelif âzâ ve hüceyrâta göre kemâl-i imtiyazla ayrılmalarına bak, kemâl-i hikmet içinde kemâl-i kudreti gör..." (Sözler, Otuz Üçüncü Söz, On Yedinci Pencere)
Karman çorman, iç içe girmiş şeyleri tefrik ve temyiz etmek hem ilim açısından hem kudret açısından çok zordur. Böyle karmaşık şeyleri ilim ile temyiz etmeniz yetmez, bunu temyiz edecek ince ve nüfuz edici bir güce ve kudrete de ihtiyaç vardır.
Bir insan çok bilgili ve çok ilim sahibi olsa, ama felçli olduğu için gücü ve kudreti olmasa çok zor ve karmaşık işler bir tarafa, basit bir işi bile yapıp icra edemez. Demek ilmin yanında o ilimdeki bilgileri de tatbik edip uygulayacak ayrıca kudret ve kuvvet gerekiyor.
Aynı mana Allah için de söz konusu. Onun sonsuz ilmi her şeyi bilip ihata edebilir, ama icra ve uygulamayı sonsuz kudretiyle yapar. Kudret sıfatı da ilmi gibi mükemmel ve sonsuz olmazsa, icat ve yaratma işi olmaz.
Kâinattaki her bir iş, oluş, icraat ve uygulamalar, Allah’ın hem ilmine hem de sonsuz kudretine işaret eden levhalar hükmündedir. Mideye giren karışık gıdaların tefrik ve temyiz edilip azalara dağıtılması ve gönderilmesinde hem ilahi ilmin kemali hem de ilahi kudretin muazzamlığı görülüyor.
İlave bilgi için tıklayınız:
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü