"Hem ehemmiyetsizliği, kıymetsizliği iktiza eden gayet derecede mebzuliyet ve nihayet derecede ucuzluk dahi..." Devamıyla izah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Hem ehemmiyetsizliği, kıymetsizliği iktiza eden gayet derecede mebzuliyet ve nihayet derecede ucuzluk dahi, yeryüzünde masnuatça, san’atça, nihayet derecede kıymettar ve pahalı bir keyfiyette görünüyor. İşte, o hadsiz acaib-i sanat içinde, yeryüzünün Rahmânî sofrasında, yalnız, kudretin şekerlemeleri olan dutların nevilerine bak, kemal-i rahmeti kemal-i sanat içinde gör." (Sözler, Otuz Üçüncü Söz, On Yedinci Pencere.)
Bu paragrafta birçok hakikat, çok veciz olarak işlenmiş. Bunların her biri yüzlerce sayfada ancak izah edilir. Bunun için burada sadece birinci mesele olan “gayet kıymettarlıkla beraber hadsiz ucuzluk” üzerinde kısaca duracağız.
Aldığımız her gıda, yediğimiz her meyve kâinat fabrikasında dokunuyor. Baharın gelmesi için dünyanın aylarca dönmesinin masrafını, Güneş'in her gün doğup o meyveye teveccüh etmesinin masrafını, denizlerin buharlaşıp bulutların rüzgârlarla taşınarak söz konusu meyvenin bahçesine taşınmasının masrafını, kısacası kâinatın bir fabrika olarak çalışmasının masrafını dikkate aldığımızda, o meyvenin çok pahalı olduğunu ve onu manava ödediğimiz birkaç lirayla yememizin mümkün olmadığını çok iyi anlarız.
Bizim meyve için ödediğimiz ücret, meyvenin karşılığı değil, ona yapılan bazı hizmetlerin karşılığıdır. Meyve bahçesinin sahibinin verdiği hizmet, meyvelerin şehre taşınması için ödenen ücret, toptancının aldığı pay ve nihayet manavın dükkânına yaptığı harcamalardan o meyveye düşen hisse toplandığında o ücret ortaya çıkıyor.
Allah her şeyi sayısız, çok sanatlı, gayet güzel ve kusursuz olarak yaratıyor. Allah bir dut tanesinin yaratılması için Güneş'i, bulutları, toprağı, suları ve sair mahlukatı seferber ediyor ve bütün kâinatı bir fabrika gibi çalıştırıyor. Kıymet ve ehemmiyet noktasında bir ile bin arasında hiçbir fark yoktur. Bu da ancak sonsuz bir kudret ve muhit bir ilimle mümkündür.
İşte bütün nimetlerin ucuz ve masrafsız olmasının yegâne sebebi; Allah’ın sonsuz kudreti ve nihayetsiz zenginliğidir. Allah lütuf ve ikramı ile bize o kıymettar nimetleri ikram ediyor, karşılığında ise şükür istiyor.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü