Block title
Block content

Mübarezede şeytanlar da meleklere taş atıyorlar mı, yoksa tek taraflı mı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Mâdem arzdan semâya gidip gelmek var, semâdan arza inip çıkmak oluyor; ehemmiyetli levâzımât-ı arzıye oradan gönderiliyor. Ve mâdem ervâh-ı tayyibeler semâya gidiyorlar. Elbette, ervâh-ı habîse dahi, ahyârı taklîden semâvât memleketine gitmeye teşebbüs edecekler. Çünkü, vücudca, letâfet ve hiffetleri var. Hem, şüphesiz tard ve ref' edilecekler. Çünkü, mahiyetçe şerâret ve nuhûsetleri vardır."

"Hem, bilâşek velâşüphe, şu muâmele-i mühimmenin ve şu mübâreze-i mâneviyenin, âlem-i şehâdette bir alâmeti, bir işareti bulunacaktır. Çünkü, saltanat-ı Rubûbiyetin hikmeti iktizâ eder ki, zîşuur için, bâhusus en mühim vazifesi müşâhede ve şehâdet ve dellâllık ve nezâret olan insan için, tasarrufât-ı gaybiyenin mühimlerine bir işaret koysun, birer alâmet bıraksın. Nasıl ki, nihayetsiz bahar mu'cizâtına yağmuru işaret koymuş ve havârik-ı san'atına esbâb-ı zâhiriyeyi alâmet etmiş; tâ âlem-i şehâdet ehlini işhâd etsin. Belki, o acîb temâşâya, umum ehl-i semâvât ve sekene-i arzın enzâr-ı dikkatlerini celb etsin. Yani, o koca semâvâtı, etrafında nöbettarlar dizilmiş, burçları tezyin edilmiş bir kale hükmünde, bir şehir sûretinde gösterip, haşmet-i Rubûbiyetini tefekkür ettirsin."

"Mâdem şu mübâreze-i ulviyenin ilânı, hikmeten lâzımdır; elbette ona bir işaret vardır. Halbuki, hâdisât-ı cevviye ve semâviye içinde şu ilâna münâsip hiçbir hâdise görünmüyor. Bundan daha ensebi yoktur. Zîrâ yüksek kalelerin muhkem burçlarından atılan mancınıklar ve işaret fişeklerine benzeyen şu hâdisât-ı necmiye, bu recm-i şeytana ne kadar enseb düştüğü bedâheten anlaşılır. Halbuki, şu hâdisenin, bu hikmetten ve şu gâyeden başka ona münâsip bir hikmeti bilinmiyor. Sâir hâdisât öyle değil. Hem şu hikmet, zaman-ı Adem'den beri meşhurdur ve ehl-i hakikat için meşhuddur."(1)

Üstad'ın bu ifadelerinden, mübarezenin karşılıklı olduğu anlaşılıyor. Mübareze; karşılıklı çatışmak ve savaşmak anlamındadır. Nasıl ehli iman, küffarla çarpışıyor ve küffar da, buna mukabele ediyor ise; elbette sema dairesinde çarpışan melek ve şeytanların da, karşılıklı hamleleri bulunacak.

Üstad “Madem öyledir; elbette firavunlaşmış şeytanlar, hadsiz şeraretiyle semaya ve ehline taş atacaklar.” ibareleri ile bu manaya işaret ediyor. Yani cinni şeytanlar da, muti sema ehlini taciz ediyorlar. Onlar da bu tacize mukabil yıldızları ve gezegenleri fırlatıyorlar. Dolayısı ile bir terslik görünmüyor.

(1) bk. Sözler, On Beşinci Söz, Beşinci Basamak

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: On Beşinci Söz | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2830 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...