"Münafıkların şahıslarının tayiniyle kabahatleri yüzlerine vurulsaydı, mü'minler nefsin desisesiyle vesveseye düşerlerdi..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Birincisi: Kur'ân'ın, münafıkların şahıslarını tayin etmeyerek umumî bir sıfatla onlara işaret etmesi, Resul-ü Ekremin (a.s.m.) siyasetine daha münasiptir. Zira münafıkların şahıslarının tayiniyle kabahatleri yüzlerine vurulsaydı, mü'minler nefsin desisesiyle vesveseye düşerlerdi. Halbuki vesvese havfe, havf riyaya, riya nifaka müncer olur."

"Ve keza, eğer Kur'ân onları tayinle takbih etseydi, "Resul-ü Ekrem (a.s.m.) mütereddittir, etbâına emniyeti yoktur" denilecekti."(1)

Şayet Allah Resulü (a.s.m), her münafığı açıkça ilan edip "münafık budur" dese idi, o zaman her mü’min sabah kalktığı zaman; “acaba Allah Resulü (a.s.m) bugün bana münafık diyecek mi?” diye endişeye düşecekti. En azından şeytan vesvese şeklinde mü’minleri taciz edecekti. Zira samimi Mü’minlerde de bazen münafıklığın alametleri bulunabiliyor. İşte Allah bu endişe ve vehimlerin önünü kapamak için, siyaseten münafıkların yüzüne münafıklıklarını vurdurmuyor. Vesvesenin korkuya, korkunun gösterişe dönüşmesi, zincirleme bir sebep - netice münasebetidir. Necis bir şeyin hastalığa sebebiyet vermesi gibi.

(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Sûresi 8. Ayet Tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 5.115
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...