Nasıl Evliya Olunur?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bediüzzaman Hazretleri özellikle On Birinci Lem'a ve benzeri yerlerde sünnet-i seniyeye uymayı nazara vermekte ve ahir zamanda sünnete tabi olmanın yüz şehid ecri verdiğini hadisi şerifi nazara alarak ifade etmektedir.

Allah’ı sevmek ve O’nun razı olduğunu anlamak zordur. Bir insan "Ben Allah’ı seviyorum" diyebilir. Fakat bu durum içimizdeki bir duyguyu anlattığından dolayı, fiiliyatımızla bunu göstermemiz gerekir.

Diğer taraftan, Allah bizden razı mı? Biz O’nun yanında nasıl bir kuluz?

Bu sorular da aynı şekilde anlaşılması zor konulardır. Bunu anlamanın da bir yolu olmalı. İşte hem bizim Allah’ı sevdiğimizin anlaşılması hem de Allah’ın bizden razı olduğunu anlamanın yolunu şu ayeti kerime de Allah’ımız bildiriyor.

“Ey Muhammed de ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana tabi olun, ta ki Allah ta sizi sevsin.”(Âl-i İmran, 3/31)

Dikkat edilirse Allah’ı sevmemizin nişanesi, Hz. Peygamber Efendimizin (asm) sünnetlerine uyarak İslam’ı yaşamaktır. Biz Peygamber Efendimizin sünnetlerini kendimize rehber eder, ona göre bir hayat yaşarsak, netice de Allah’ın da bizi sevdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Mesela, babanızı ve annenizi sevdiğiniz nasıl anlaşılır? Onların isteklerini yapar, memnun olmadığı şeyleri de terk ederseniz, o zaman sevdiğiniz ortaya çıkmış olur. Onlar bize demeseler bile biz bundan anlarız ki onlar da bizi seviyorlardır. Tam tersi olsa, dediklerinin hiçbirini yapmasak, onları çok seviyorum desek, bunu kime inandırabiliriz.

Demek ki Allah Peygamberimizi (asv) bir model olarak yaratmış ve en güzel örnekleri onda göstermiş. Bize de "Eğer beni seviyorsanız, size peygamber gönderdiğim Hz. Muhammed’e uyunuz. O takdirde anlayın ki ben de sizi seviyorum" diyor.

Her mümin Habib-i Edip Efendimizin (asm.) güzel ahlâkını örnek almalı, sünnetlerini hayatına tatbik etmelidir. Bu, O’na ümmet olmanın ve O’nu sevmenin icabıdır. Habib-i Kibriya Efendimiz (asm)’in her hareketinde, her tavrında ve her sözünde nice hikmetler, alınacak dersler ve ibretler vardır.

Cenab-ı Hak, “Üstad-ı Mutlak, Muktedâ-yı Küll, Rehber-i Ekmel, Şems-i Hidayet” olan Resul-i Ekrem Efendimiz (asm)’i, her hususta bütün insanlık için en güzel bir model, eşsiz bir rehber, en mükemmel bir mürşit ve numune-i imtisal olarak göndermiştir. Habib-i Edip Efendimiz (asm)’ın sünnetlerini hayatlarına tatbik edenler, dünyevî ve uhrevî saadete nail olurlar. Bir mü’min her halinde, her sözünde ve her işinde sünnetlere uyduğu nispette kıymet kazanır, istikamet çizgisinde yürür.

Sözün özü: Allah’ın bizi sevdiğinin delili, bizim ne kadar Hz. Muhammed (asv)’e benzediğimizdir. Ona göre neticeye varabiliriz.

Kur’an’ı, sünneti ve Resulullah’ı (asv) kendimize rehber edinmek, imanî kitapları tefekkür ile okumak insanı evliya derecesine çıkarabilir. Namazları vaktinde kılmak, büyük günahlardan sakınmak ve namazın arkasındaki tesbihatı yapmak ayrıca bizleri tekâmül ettirecektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 9.664
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

hafi

Tasavvufun Tarifi RaYiHaN bildirdi: " Tasavvuf, ebedî saadete nâil olmak için nefsi tezkiye, ahlakı tasfiye, zâhir ve batını tamir hallerinden bahseden bir ilimdir. Tasavvufu kâlden ziyade bir hâl ilmi olarak da ifade edebiliriz. Her ilim gibi tasavvuf ilminin de tarifi yapılmıştır. Tasavvuf, diğer ilimlerden farklı olarak, mutasavvıflarca çeşitli şekillerde tarif edilmiştir. Bu tariflerin, her sofînin işgal ettiği makama göre yapıldığını gözden uzak tutmamak gerekir. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...