En ehemmiyetli sünnetler hangileridir? Bu zamanda en çok hangi sünnetlere ehemmiyet verilmeli?
Değerli Kardeşimiz;
Sünnet, İslâm dininin ikinci temel rüknü ve esası olduğundan, çok ehemmiyetlidir.
Peygamber Efendimiz (asm)'in sünnetleri hayatımızın her tarafını kuşatmıştır. Sünnetin en büyük hikmeti ve gayesi; her hususta Allah’ın razı olacağı bir hayat yaşamak ve her şeyde O’nu hatırlatacak amellerde bulunmaktır. Bu yüzden, her işimizi sünnete uygun yapmaya gayret etmeliyiz. Resulullah Efendimiz (asm)’in bütün sözleri, işleri, hareketleri ve fiilleri, Allah’ın murakabesinde ve O’nun rızası dairesinde olduğu için, o (asm.) bütün insanlığa bir model ve en güzel bir rehberdir. Onun ümmeti olan bizim de en büyük gayemiz; Allah’ın rızasını kazanmak ve O’nu sürekli hatırlamak olduğuna göre, en selametli, en kısa ve en güzel yol olan sünnet-i seniyeyi kendimize rehber etmeli ve o istikamette bir hayat sürmeliyiz.
Bizler hayatımızın her anını ve yaptığımız dünyevi mübah işlerimizi ibadete çevirmek istiyor isek, sünnet-i seniyeyi kendimize rehber etmemiz gerekir. Evet, bir insan hayatını sünnete göre tanzim ederek günlük işlerinde de Resulullah Efendimiz (asm)’in sünnetlerine göre hareket etse, onun yemesi, içmesi ve ticareti de ibadet hükmüne geçer.
Sünnet Kur’an’ın Birinci Tefsiridir
Habib-i Kibriya Efendimize uymadan Kuran’ın anlaşılması mümkün değildir. Meselâ; Kuran’da namaz emredilmiştir, ama hangi vakitlerde, kaç rekât ve nasıl kılınacağı bildirilmemiştir. Namaz gibi diğer bütün emir ve yasakları tatbik edip bizlere ders veren Resul-i Ekrem Efendimizdir.
“…Peygamber size her ne (emir) verdiyse onu tutun. Size neyi yasakladıysa ondan sakının ve Allah’tan korkun. Çünkü Allah’ın azabı şiddetlidir.” (Haşir Suresi, 59/7)
“Kim peygambere itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, biz seni onlara bekçi olarak göndermedik.” (Nisa Suresi, 4/80)
“Andolsun ki, Resulullah’da sizin için, Allah’a ve ahret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnek vardır.” (Ahzab Suresi, 33/21)
Bunun gibi birçok ayet Resul-i Ekrem Efendimize uymamızı emretmektedir. İslâm dininin Kur’an, sünnet, icma ve kıyas olmak üzere dört ana kaynağı vardır. Kur’an’dan sonra ikinci ana kaynak sünnettir. Kur’an’ın birinci muhatabı Resulullah Efendimiz, O’nun birinci tefsiri ise sünnetlerdir. Bir ayette mealen şöyle buyrulur:
“Ey Resulüm, de ki: Ey insanlar! Eğer Allah’ı seviyorsanız, bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah gafurdur, Rahîmdir.” (Al-i İmran suresi, 3/31)
Resul-i Ekrem Efendimizi (sav.) sevmeden Allah’ı sevmek, O’nu razı etmeden Mevla’yı razı etmek ve O’na vasıl olmak mümkün değildir. Allah Resulünün kapısı çalınmadan, sünnetlerini rehber edinmeden saadeti bulmak, istikamet çizgisinde yürümek imkânsızdır. Yüce Allah’ı sevmenin yolu Fahr-i Âlem Efendimizin (sav.) sünnetlerini rehber edinmektir. Sünnet, Kur’an’ın yoludur, rıza yoludur, cennetin yoludur. Habib-i Kibriya Efendimizin her hareketinde, her tavrında ve her sözünde nice hikmetler ve alınacak dersler vardır. Her mümin Habib-i Edip Efendimizin (sav.) güzel ahlâkını örnek almalı, sünnetlerini hayatına tatbik etmelidir. Bu, O’na ümmet olmanın ve O’nu sevmenin icabıdır.
Resul-i Ekrem Efendimiz (sav.), her hususta bütün insanlık için en güzel bir model, en mükemmel bir rehber, eşsiz bir mürşit ve numune-i imtisaldir. Kurtuluş reçetemiz:
“Rahmetin en parlak bir misâli ve mümessili ve o rahmetin en beliğ bir lisânı ve dellâlı olan ve Rahmeten li’l-âlemîn ünvânıyla Kur’ân’da tesmiye edilen Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın sünnetidir ve tebâiyetidir.” (Sözler)
Habib-i Kibriya Efendimizin (sav.) sünnetlerini hayatlarına tatbik edenler, dünyevî ve uhrevî saadete nail olurlar. Bir mü’min her halinde, her sözünde ve her işinde O’nun sünnetlerine uyduğu nispette kıymet kazanır, istikamet çizgisinde yürür. O’na uyan dünyevi ve uhrevi saadete nail olur. Zira Habib-i Edip Efendimiz (sav.):
“Bir burhân-ı Hak, bir sirâc-ı hakikat, bir şems-i hidayet, bir vesile-i saadet” (Sözler)
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü