“Nasılki bir gün gelecek,..” Burada; asar-ı beşeriye ziynet olarak nazara veriliyor. Bunun hikmeti ne olabilir? Bu aciz beşerin asar-ı İlâhî yanına hiç hükmünde olan eserlerine bu kadar önem verilmesini nasıl açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Nasılki bir gün gelecek, şu müsahhar zemin, yüzünün zîneti olan âsâr-ı beşeriyeyi şirk-âlûd, şükürsüz görüp, çirkin bulur. Hâlık'ın emriyle büyük bir zelzele ile bütün yüzünü siler, temizler. Allah'ın emriyle ehl-i şirki Cehennem'e döker. Ehl-i şükre "Haydi, Cennet'e buyurun" der.”

Burada geçen "ziynet" ifadesi, bir ayet-i kerimede, dünya hayatının tarifinde geçmektedir:

"Mallar ve evlatlar, dünya hayatının süsüdür. Baki kalacak salih ameller ise, Rabbinin katında, sevap olarak da ümit olarak da daha hayırlıdır." (Kehf, 18/46)

“Âsâr-ı beşeriyeyi şirk-âlûd, şükürsüz görüp, çirkin bulur.” ifadesi çok önemlidir. Bilindiği gibi doğrudan putlara tapmak açık şirk olduğu gibi, riyaya girmek, sebeplere olduğundan fazla önem vermek de gizli şirktir.

Beşerin eserleri de birer İlâhî ihsandır. Birçok ayetlerde geminin insanlara bir ihsan olduğunun ifade edilmesi bu noktada büyük önem taşır. Görünüşte gemiyi insanlar yapmaktadır, ama ayet-i kerimelerde bu bir ihsan-ı İlâhî olarak zikredilmekte ve üzerinde düşünülmesi, tefekkür edilmesi istenmektedir. Gemi yapımında kullanılan, demir madenini yaratan da, toprak ve suyu ağaç haline getiren de, suya gemiyi taşıma gücü veren de Allah’tır.

Güneşin eliyle ziya veren, arıya bal yaptıran, ağaçlardan meyveler çıkaran Allah olduğu gibi, insana yüksek bir istidat ve şümullü bir kabiliyet veren ve o kabiliyetten nice sanat eserleri çıkaran da yine Allah’tır. İnsanlar cüzi iradelerini bu hayırlı işlere yönlendirmenin ötesinde, bu hayırların hakiki sahibi değillerdir.

Bu noktada ayetlerde gemiye verilen önem çok dikkate şayandır:

“Allah öyle bir Allah'tır ki; gökleri ve yeri yarattı, gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli meyveler çıkardı; emri gereğince denizde yüzüp gitmeleri için gemileri emrinize verdi, ırmakları da emrinize verdi.” (İbrahim, 14/32)

“Rüzgarları müjdeciler olarak göndermesi, size rahmetinden tattırması, emriyle gemilerin akıp gitmesi ve lütfundan rızık isteyip kazanmanız O'nun âyetlerindendir. Hem gerek ki şükredesiniz.” (Rum, 30/46)

“Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar şeylerle denizde akıp giden gemide, Allah'ın yukarıdan bir su indirip de onunla yeri ölümünden sonra diriltmesinde, diriltip de üzerinde deprenen hayvanları yaymasında, rüzgarları değiştirmesinde, gök ile yer arasında emre hazır olan bulutta şüphesiz akıllı olan bir topluluk için elbette Allah'ın birliğine deliller vardır.” (Bakara, 2/164)

İşte insanlar Allah’ın ihsan ettiği kabiliyet ile, O’nun yarattığı mahlukatı kullanarak ortaya koydukları eserler için, yine Allah’a şükretmeleri gerekirken, şirk yoluna girmekle kıyametin kopmasına önemli bir sebep olmuşlardır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...