Hatime

İçerikler


  1. "Gafil kafaya bir tokmak ve bir ders-i ibrettir. EY GAFLETE DALIP ve bu hayatı tatlı görüp ve âhireti unutup, dünyaya talip bedbaht nefsim!" On Dördüncü Söz'ün Hatimesini izah eder misiniz?

  2. Üstadımız genellikle nefsini muhatap kabul etmekte ve nefsine ağır ithamlar yapmaktadır. Acaba bu tarz ifade ile bir tevazu örneği mi sergilenmektedir? Bu hususta çok farklı yorumlar yapılmaktadır; kanaatinizi öğrenmek istiyoruz.

  3. "Bilir misin, neye benzersin? Deve kuşuna! Avcıyı görür, uçamıyor; başını kuma sokuyor, ta avcı onu görmesin. Koca gövdesi dışarıda..." Ancak, deve kuşunun avcıyı görmesi halinde başını kuma sokmadığı, her normal hayvan gibi kaçtığı ifade ediliyor?

  4. “Ey nefis! Şu temsile bak gör: Nasıl dünyaya hasr-ı nazar, aziz bir lezzeti, elim bir eleme kalb eder.” Bu cümlede geçen “aziz lezzet” nedir? Elim bir eleme nasıl kalbolur?

  5. “Meselâ; şu karyede (yani Barla'da) iki adam bulunur. ..." Bu paragrafta ikinci adamın bakış açısını biraz açabilir misiniz? ...

  6. "Ey nefis! Başta Habibullah, bütün ahbabın, kabrin öbür tarafındadırlar. Burada kalan bir iki tane ise, onlar da gidiyorlar. Ölümden ürküp, kabirden korkup başını çevirme. Merdâne kabre bak, dinle, ne talep eder? Erkekçesine ölümün yüzüne gül..." İzahı?

  7. “Ey nefsim! Deme: 'Zaman değişmiş, ..." Bu paragrafta nefsin şikayet ettiği bütün konular, çoğu insanın gündemde tuttuğu, arkasına sığındığı bahanelerdir. Acaba bu asırda nefs-i emmareler bir nevi külliyet mi kesbediyor?

  8. "Zaman değişmiş, asır başkalaşmış. Herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder, derd-i maişetle sarhoştur..." cümlelerini devamıyla açar mısınız?

  9. “Acz-i beşerî, fakr-ı insanî değişmiyor, ziyadeleşiyor.” cümlesini nasıl anlamalıyız? Çağımız medeniyet ve teknoloji çağı olarak görülüyor ve insanların düne göre daha güçlü olduğu sanılıyor.

  10. “Hem deme: 'Ben de herkes gibiyim.' Çünki herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musibette beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esassızdır.” İnsan niçin kendisini herkesle mukayese etme ihtiyacı hisseder?

  11. “Meselâ: Zemine nebatat ve ..." a. Burada meczup mevlevî tabiri niçin kullanılmıştır? b. ... “Omuz silkme” benzetmesi neyi çağrışım yapmaktadır? c. Bu bahsin, İzmir zelzelesi ile irtibatlandırılmasının hikmeti nedir?

  12. “Belki öyle hâdiseler, bir Hakîm-i Rahîm'in emriyle ehl-i imanın fâni malını, sadaka hükmüne çevirip ibka etmektir ve küfran-ı nimetten gelen günahlara keffarettir.” Bu cümleyi nasıl anlamalıyız? “Küfran-ı nimet” tabirinin tercihi nedendir?

  13. “Nasılki bir gün gelecek,..” Burada; asar-ı beşeriye ziynet olarak nazara veriliyor. Bunun hikmeti ne olabilir? Bu aciz beşerin asar-ı İlâhî yanına hiç hükmünde olan eserlerine bu kadar önem verilmesini nasıl açıklar mısınız?

Yükleniyor...