"Nizam ve intizamın ruhu olan maneviyat ve revabıt ve niseb, heba olup gider." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu cümle hem kâinat hem de insan için ayrı ayrı tevil edilebilir. Kâinattaki nizam ve intizamın ruhu, “eşyanın birbiriyle rabıtaları", gezegenlerin Güneş'e, atomların çekirdeklere bağlanmaları ve aralarındaki münasebetin hikmetle konulmasıdır.

İnsan için düşündüğümüzde, “maneviyat” denilince ilk akla gelen onun iman, ibadet ve ahlak dünyasıdır. Son nefese kadar insanın kalbindeki iman inkişaf eder, akıl ve fikri de yeni şeyler öğrenmekle gelişir. Sonunda insan ölümü tatmakla bütün bu kazandıklarını geride bırakır. Eğer ebedî bir saadet olmazsa bunların hiçbir manası kalmaz. İmanlı ile imansız, âlim ile cahil, iffetli ile ahlaksız, adil ile zalim arasında bir fark olmaz.

Diğer taraftan insanın içtimai hayatını da nizama koyan “manevi kıymetler, rabıtalar, nisbetler” vardır.

Büyüklere hürmet manevi bir değerdir ve rabıtadır. Bir insan babasına nisbeten çocuk, evladına nisbeten baba, devletine nisbetin vatandaş, amirine nisbeten memurdur.

Keza, servet ve makam yönünden de insanlar arasında çok nisbetler vardır. Bunların her biri dünya imtihanının birer suali gibidirler. Her birinde insanların ayrı mükellefiyetleri vardır.

Ebedî bir hayat olmadığı ve bu mükellefiyetleri yerine getiren veya getirmeyenler ölümle eşitlendiği takdirde, bu maneviyatların, rabıtaların, nisbetlerin hepsi manasız ve abes olurlar. Ne hürmetin ne muhabbetin ne dürüstlüğün ne cömertliğin ne şükrün ne merhametin bir manası kalmayınca kâinattaki nizam, bu yönüyle de “esassız ve yalancı bir nizam” olmuş olur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...