"Ben hilaf-ı âdet olarak, gizlemesi lazım gelen, Rabbime karşı kalbimin tazarru ve niyaz..." Bu durum Üstad'a mı has? Niyaz ve münacaatımız gizli mi olmalı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ey bu notaları dinleyen dostlarım! Biliniz ki, ben hilaf-ı âdet olarak, gizlemesi lazım gelen, Rabbime karşı kalbimin tazarru ve niyaz ve münâcâtını bazen yazdığımın sebebi; ölüm, dilimi susturduğu zamanlarda, dilime bedel kitabımın söylemesinin kabulünü rahmet-i İlahiyeden rica etmektir..." (Lem'alar, On Yedinci Lem'a, On İkinci Nota.)

Üstad'ımız burada genel bir kaideden bahsediyor. Tazarru, Allah ile kul arasında mahrem bir sırdır. Bu inceliğe ayetlerde şu şekilde işaret edilmiştir:

"Rabbinize tazarru ile (yalvararak) ve gizlice dua edin. Çünkü o, haddi aşanları sevmez." (A'raf, 7/55)

"Rabbini, tazarru ile (içinden yalvararak) ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam an, gafilerden olma!" (A'raf, 7/205)

Nafile ibadetleri gizli yapmak daha iyidir. Zaten Üstad'ımız da “gizlenmesi lazım gelen” ifadesi ile bu inceliğe işaret etmiş oluyor.

Başkalarına örnek olmak ve onları da bu farz ibadete teşvik etmiş olmak için farz ibadetlerin açıkça yapılması, gizli yapılmasından daha faziletlidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 1.870
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...