"Sıhhat ve âfiyet gibi bazı nimetlere lâyık olmadığı" ifadesini nasıl anlayabiliriz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Öyle de bir insan hiçlikten vücuda gelip, taş olmayarak, ağaç olmayıp, hayvan kalmayarak, insan olup, Müslüman olarak, çok zaman sıhhat ve âfiyet görüp yüksek bir derece-i nimet kazandığı halde, bazı arızalarla, sıhhat ve âfiyet gibi bazı nimetlere lâyık olmadığı veya sû-i ihtiyarıyla veya sû-i istimaliyle elinden kaçırdığı veyahut eli yetişmediği için şekvâ etmek, sabırsızlık göstermek, 'Aman, ne yaptım böyle başıma geldi?' diye rububiyet-i İlâhiyeyi tenkit etmek gibi bir hâlet, maddî hastalıktan daha musibetli, mânevî bir hastalıktır. Kırılmış elle döğüşmek gibi, şikâyetiyle hastalığını ziyadeleştirir.”(1)

"Bazı arızalarla, sıhhat ve afiyet gibi bazı nimetlere layık olmadığı;" Burada insanın gerek manevi anlamda işlediği kusur ve günahlardan, gerekse maddi anlamda vücuduna dahil ettiği meşru veya gayrimeşru zararlı olan çeşitli yiyecek ve içeceklerden dolayı, sıhhat ve afiyet gibi nimetlere liyakatını kaybetmesi olarak anlaşılabilir. Bu nedenle insanın sıhhat ve afiyetini kaybetmekte sabırsızlık gösterip şekvaya dalması büyük bir hatadır. İşlediği maddi veya manevi ihmal ve hatalardan vazgeçip sıhhate tekrar kavuşmak için Cenab-ı Hakk'a iltica etmesi ve yalvarması gerekir.

Evet, insana verilen varlık, hayat, ruh, iman gibi külli nimetler şükrü gerektirirken, insan bu büyük nimetleri unutup; "Neden bana bu hastalık musallat oldu?" diye şikayet etmesi ve sabırsızlık göstermesi, cahillik ve nankörlüktür. Yani verilmiş nimetlerin şükrünü eda etmek gerekirken, -haşa- verilmemiş nimetlerin hesabını sormak cahillikten başka bir şey değildir.

Başımıza gelen hastalıklar İlahi takdir ile geliyor ve İlahi takdirin de binlerce hikmetleri var. Bu sebeple biz bir hastalığa yakalandığımızda isyan ve itiraz etmek yerine, bize verilen sayısız nimetlere bakarak şükretmeli ve "hastalığın da vardır bir hikmeti" demeliyiz.

Bizim gözümüzü diktiğimiz; ama bize ihsan edilmeyen nimetlere, "Neden bu nimet bana verilmiyor?" diye itiraz etmek, kırık elle dövüşmek gibidir; vurdukça kendi elimiz zarar görür ve itiraz ettikçe hastalık ikileşir ve çoğalır...

(1) bk. Lem'alar, Yirmi Beşinci Lem'a, On Sekizinci Deva.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...