Risale-i Nur'un ilmi yapısı nasıldır? Risalelerde ilim olmadığını iddia edenlere nasıl cevap verilebilir?
Değerli Kardeşimiz;
İlimden kastettikleri şey ilmihal bilgisi; bir ilmin detayları ya da sarf ve nahiv ilminin kaidelerinin ayrıntılı bir şekilde ders verilmesi ise, bunlar Risale-i Nur'un içinde bulunmuyor.
Bu manada Risale-i Nur bir hadis ilmi, bir sarf ve nahiv ilmi, bir fıkıh ilmi bir nesih ve mensuh ilmi, bir esbab-ı nüzul ilmi değildir. Zaten böyle bir iddiası da bulunmuyor, aksine bu konularda o ilim dallarını referans gösteriyor.
Risale-i Nur'un sahası ve üzerinde durduğu konu imandır. İmanın izahı, ispatı ve bu asrın anlayış seviyesine göre izahı, Risale-i Nur'un ihtisas sahası oluyor. Hatta İslam tarihinde iman sahasında Risale-i Nur gibi bir tefsir bulunmuyor. Diğer tefsirler imana dair konuları ya icmali ya da teknik olarak ifade etmişlerdir.
Meselâ; haşrin ispatı konusunda Haşir Risalesi gibi geniş ve hacimli bir risale, İslam tarihinde yoktur. Risale-i Nur haşri akli ve mantiki deliller ile iki kere iki dört eder katiyetinde izah ve ispat ederken, diğer tefsirler bu denli bir derinliğe ve hacme sahip değildirler.
İlimler içinde en ehemmiyetli, en lüzumlu olanı, iman ilmidir. Zira iman ebedî saadetin vesikası ve senedidir. İmandaki en küçük şüphe ve inkâr, insanı ebedî helakete sürükler. Risale-i Nur'daki ilim, imanın tahkim edilmesine vesile olduğu için, paha biçilmez bir değerdedir. Risale-i Nur'daki iman ilmi, ekmek ve su gibi hayati bir ehemmiyete sahiptir. Diğer ilim dalları da bu ilim üzerine bina olunur. Zaten imanı olmayan bir adamın diğer ilim dalları ile bir işi olmaz.
Bu sebeple Risale-i Nur'un imana dair getirdiği izah, delil ve ispatlara ilim nazarı ile bakmamak ancak cahillikle izah edilebilir.
Üstadımız bu konuda şunları şöyler:
"İlim iki kısımdır: Bir nevi ilim var ki, bir defa bilinse ve bir iki defa düşünülse kâfi gelir. Diğer bir kısmı, ekmek gibi, su gibi, her vakit insan onu düşünmeye muhtaç olur. Bir defa anladım, yeter diyemez. İşte ulûm-u imaniye bu kısımdandır."(1)
Risale-i Nur bu asrın ihtiyaçlarına göre teşekkül etmiş manavî bir tefsirdir. Daha önce izahı yapılmış, üzerine binlerce tefsir ve teviller getirilmiş konulara ve sahalara girmeyip, onları o kaynaklara havale ederek, tamamen bu asrın idrak ve ihtiyacına göre yeni şeyler söylemiştir.
Dikkatli ve insaflı bir nazar ile bakıldığında, günümüzde bazı değerli ilahiyatçı akademisyenlerin referans olarak gösterdikleri, ayrıca çok ilim dallarında uzman olan bazı akademisyenlerin de Risalelere hayran oldukları, bazılarının bunu ısrarla okudukları ve tavsiye ettikleri nazara alındığında, bu eserlerin ilmi bir hazine olduklarına güzel delildir.
Üstad'ın Kızıl İ'caz eserini okuyanlar, bu eserin mantık ilminde bir şaheser olduklarını ilan ederler. Tefsir yazacak ulemalara bir el kitabı ve kılavuz mahiyetinde olan "Muhakemat" eserinin ilmi seviyesini ehli olanlar takdir etmektedirler. "İşaratü'l-İ'caz" eseri ise tefsir ilmi açısından -işin uzmanlarının beyanıyla- emsalsizdir.
Üstadımız Risale-i Nur’un ehemmiyetini şöyle ifade etmektedir:
"Bu durûs-u Kur'aniyenin dairesi içinde olanlar, allâme ve müctehidler de olsalar, vazifeleri, ulûm-u imaniye cihetinde, yalnız yazılan şu Sözlerin şerhleri ve izahlarıdır veya tanzimleridir."(2)
Diğer bir husus, Risale-i Nur'un içinde hadis, tefsir, kelam, belagat ve usul gibi ilimler hulasa ve kısa bir şekilde ifade edildiği için, ilmi manada muazzam bir değerdedir.
Meselâ; hadis usulüne dair Yirmi Dördüncü Söz Üçüncü Dal'daki "Kıyamet alâmetleri gibi bazı konularda yanlış anlaşılan hadislerin doğru bir şekilde anlaşılabilmesini sağlayan On İki Asıl" muazzam bir ilmi değerdedir. Bu Risalede şu konular açıklanmaktadır:
Birinci Asıl: Kıyamet alâmetlerinin üstü kapalı bir şekilde bildirilmesinin nedeni.
İkinci Asıl: Dinî meselelerde delil gerektiren ve gerektirmeyen konular.
Üçüncü Asıl: Bazı hurafelerin İslâma girişi.
Dördüncü Asıl: Hadislere dair yorumların hadisle karıştırılmasından doğan neticeler.
Beşinci Asıl: Evliya ilhamının hadis-i şeriflerle karıştırılmasından meydana gelen neticeler.
Altıncı Asıl: Hadisteki temsil ve kinayelerin, kelimelerin gerçek manalarıyla karıştırılmasından doğan neticeler.
Yedinci Asıl: Hadisteki teşbih ve temsillerin, cahillerin eline düşmesiyle gerçek sanılması. "Yetmiş yılda cehennemin dibine düşen taş" ve "öküz ile balık" hadis-i şerifinin izahı.
Sekizinci Asıl: Kıyamet vaktinin ve bazı mühim kişilerin gizli bırakılmasının sebepleri. Mehdî, Süfyan, Deccal, Ye'cüc ve Me'cüce dair bazı izahlar.
Dokuzuncu Asıl: Dünyanın ehemmiyetsizliğine ve bazı sûrelerin fazilet ve sevabına dair rivayetlerde mübalâğa olarak görülen hususların açıklanması.
Onuncu Asıl: Bazı işlerin fazilet ve sevabına yahut kötülüğüne dair rivayetlerde mübalâğa olarak görülen hususların izah edilmesi.
On Birinci Asıl: Hadis-i şeriflerde, yorumlanmayı ve tabir edilmeyi iktiza eden benzetmeler.
On İkinci Asıl: Kur'ân ve felsefenin bakış açılarındaki farklılık ve bu farklılığın doğurduğu neticeler.
İnsaf ile bakanlar Risale-i Nur'un bir ilim hazinesi olduğunu takdir edecektir.
Dipnotlar:
(1) bk. Barla Lahikası, 214. Mektup (Hulusi Bey'e Hitaptır).
(2) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Altıncı Risale...
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Yüz maşallah bu cevaba