"İhtiyar oldukları ve sana hiçbir faideleri kalmadığı ve seni zahmet ve meşakkate attıkları zaman, daha ziyade muhabbet ve merhamet ve şefkat etmektir." Tatbikatta böyle olmuyor, ne dersiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Üstat Hazretleri her hasenatın menbaının iman olduğunu ifade ediyor. Tatbikatta anne-babaya gerekli hürmetin gösterilmemesinin altında yatan birinci sebep de “ahiret ve mizan” konusundaki iman zafiyetidir.
Avrupa kültürünün tesirinde kalan insanlarımızın birinci gayeleri dünya hayatını daha rahat geçirmek, her türlü zevki daha fazla tatmaktır. Onlar bu vehme kapılmakla bütün nazarlarını dünya hayatına dikmişler ve ahiretten gaflet etmişlerdir. Hâlbuki dünya ahiretin tarlasıdır. Ve ayet-i kerimede de ders verildiği gibi “ahiret daha hayırlı ve bakidir.” O ebedî saadetin kazanılmasında esas olan iman ve salih ameldir. Salih ameller içerisinde de en faziletli bir ibadet, anne ve babaya hürmet etmek, hizmetlerini görmek, dualarını almaktır. “Cennet anaların ayağı altındadır.” (bk. Nesai, Cihad, 6) hadis-i şerifi bu hakikati en veciz şekilde ders verir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Burada geçen “seni zahmet ve meşakkate attıkları zaman” ifadesi, birkaç boyutlu:
1. Onların yaşlılık döneminde bakıma muhtaç olmaları:
Yaşlandıkça anne-babanın güçleri azalır, hastalıkları artar.
Bu da evlat için ek sorumluluk, zahmet, maddî-manevî yük getirir.
2. Onların sana fayda verememesi:
Çocukken anne-baba evladı besler, korur, destek olur.
Ama ihtiyarlayınca roller değişir: evlat, anne-babasına bakmak zorunda kalır.
Yani “faideleri kalmaz, aksine yük olurlar.”
3. Dünya yükü gibi görünmesi:
Çalışma, geçim, çocuk yetiştirme gibi zaten yüklerin üstüne, anne-babaya bakma sorumluluğu da eklenir.
Bu da insana zahmet ve meşakkat gibi görünür.