Üstad'ın "Ben bu menzilleri, Yıldız Sarayına değişmem." ifadesinin, Sultan Abdülhamid'in saraya kapanması ile bir ilgisi var mı?
Değerli Kardeşimiz;
"Said Nursî Hazretleri Barla’da iken, yaz aylarında bazan Çam Dağına çıkar, bir müddet yalnız olarak orada kalırdı. Bulundukları dağ hayli yüksekti. Barla dershane-i nuriyesinin önündeki çınar ağacının tepesindeki kulübeciği gibi, Çam Dağının en yüksek tepesinde olan iki büyük ağaç üzerinde dershane-i Nuriye manasında birer menzili vardı. Bu çam ve katran ağaçlarının tepelerinde Risale-i Nur’la meşgul oluyordu. Hem ekser zamanlar, Barla’dan bu ormanlık havaliye gelip giderdi. Ve derdi ki: 'Ben bu menzilleri, Yıldız Sarayına değişmem.'"(1)
Üstadımız bu sözü, cumhuriyet döneminde söylediği için, merhum Abdulhamid Han için söylenmesinin ihtimali yoktur. Bu söz iman hizmetinin yapıldığı yerlerin -ki bu bazen bir apartman dairesi olur, bazen müstakil bir ev olur, bazen bir bahçe, bazen de bir kır olur- saraylardan, köşklerden, konaklardan daha değerli daha faydalı ve tefekküre daha uygundur manasına geliyor.
Ayrıca Üstad'ın sürgünde olduğuna üzülenlere de güzel ve teselli verici bir cevaptır. Bununla birlikte, Üstadı bertaraf ettiklerini, bir kıyıya ve köşeye attıklarını zannedenlere de "Benim bulunduğum yer, sizin uğrunda hayatınızı feda ettiğiniz dünyevi makam ve mevkilerden daha güzeldir, burayı oralara değişmem" mealinde tokat gibi bir derstir.
1) bk. Tarihçe-i Hayat, Barla Hayatı.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü