"Hayat-ı dünyeviyeye müştak hissiyatım ve gafil ve tahammülsüz nefsim..." Dünyadan usanmak tezat değil mi?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hayat-ı dünyeviyeye müştak hissiyatım ve gafil ve tahammülsüz nefsim bu halden istifade ederek, dünyadan nefret ve hastalıklı ve sıkıntılı hayattan usanmak ve berzaha gitmeye ve oradaki yüzde doksan dostlarını görmeye iştiyak cihetinde karar veren kalbime ve fânide bâki zevk arayan nefsime itiraz geldi."(1)

İnsanın hissiyatı ve nefsi dünyaya müştak iken; kalb, ruh ve vicdan gibi latifeleri de ahirete müştaktır. İmtihan bu iki zıtlık arasında oluyor zaten. Nefis dünya ve dünya nimetlerine müştak ve istekli iken, kalb ve ruh gibi ulvi latifeler de ahirete ve cennete müştak ve istekli. İnsan bu iki hissiyat arasında karar vermesi beklenilen hakem oluyor.

Ayarı bozulmamış kalb ve ruh, dünyadan nefret ederken, kör hissiyat ve nefis ise tam tersi dünyaya tapacak kadar meftundur. İnsan iradesi bu ikisi arasında alacağı karar ile mes’uldür. İnsan şayet kör hissiyata ve nefse uyup, dünyayı tercih ederse yani bütün himmetini sadece ona harcarsa ahiretini kaybeder. Aksine kalb ve ruhuna uyup ahireti tercih ederse, o zaman hem dünyada hem de ukbâda saadeti kazanır.

Yanlış anlaşılmasın, ahireti tercih eden birisi dünyanın meşru lezzetlerinden kendini mahrum etmeyecek, dünyanın mülevves ve haram lezzetlerini terk edecek demektir.

Malum dünyanın üç yüzü var. Birisi ilahî isimlerin talim edildiği yüzü ki bu yüzüne müştak olmak güzeldir. İkinci yüzü ahiretin tarlası olmasıdır ki, bu yüzü de güzeldir. Üçüncü yüzü ise, nefse ve hevaya bakan yüzüdür ki, bu yüz; Allah’ı ve ahireti unutturup sadece dünyanın fani lezzetlerine ve güzelliklerine müştak olmasıdır.

1) bk. Emirdağ Lahikası-I, 179. Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 848
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...