"Hayat-ı ebediyeyi zehirleyecek ve bozacak bir tarzda şu hayat-ı fâniyeye hasr-ı nazar etmek, ani bir şimşeği sermedi bir güneşe tercih etmek gibi bir divaneliktir." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Hayat-ı ebediyeyi zehirleyecek ve bozacak bir tarzda şu hayat-ı fâniyeye hasr-ı nazar etmek, ani bir şimşeği sermedi bir güneşe tercih etmek gibi bir divaneliktir." (Barla Lâhikası, 68. Mektup)
İnsan bu dünyaya, ebedî kalmak için gelmemiştir. İnsan kendisine yüklenen imtihan ve vazifeleri yüklenip hakkını vererek ahirete emin adımlarla yürümek ve ebedî saadeti kazanmak için yaratılmıştır. En sevgili kulların dünyada en fazla sıkıntı çekmesi buna en güzel bir misaldir.
İnsan bütün himmet ve hamiyetini şu fâni dünyaya sarf edip ahirete vakit ayırmayıp dikkat kesilmiyor ise, ebedî hayatını bozuyor ve kaybediyor demektir. Bundan daha beteri ise, attığı kötü adımlardan dolayı, ahiretini zehirleyip mahvetmek, divaneliğin ve aklı kaybetmişliğin en kötüsüdür.
Bu durumdaki bir adamın hâli, pili beş on dakika süren bir feneri, milyarlarca yıl ışık ve ısı veren Güneş'e tercih etmek gibi bir ahmaklık oluyor. Bir insanın hayatı iman ve ibadet üzerine gitmezse, o zaman hem dünya hem ahireti perişan olur. Üstadımız bu konuda şöyle der:
"Birinci Hasaret: O kadar sevdiğin mal ve evlat ve perestiş ettiğin nefis ve hevâ ve meftun olduğun gençlik ve hayat zayi olup kaybolacak, senin elinden çıkacaklar. Fakat günahlarını, elemlerini sana bırakıp boynuna yükletecekler." (Sözler, Altıncı Söz)
İlave bilgi için tıklayınız:
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü