Hatıralarda geçen "Ben Kur'an'ın çırağıyım, siz de okuyun çırağı olun." ifadesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Üstad'ımızı görmeyi arzu etmiş. Ancak maddî durumu iyi olmadığından ayağında çarık, yaya olarak Ilgın'dan Barla'ya gelip Hz. Üstadı ziyaret etmiş. Hz. Üstad ona, 'Ben Kur'ân'ın çırağıyım, siz de okuyun çırağı olun.' demiş. Hâlbuki o, saatlerce kendisine vaz u nasihat edeceğini zannediyormuş." (Mehmet Metin, Son Şahitler)

Çırak, her zaman öğrenmeye ve Usta'nın talimine muhtaç olan bir konumdadır. Bu nedenle müstakil mürşid olmak veya kendi kendine yetmek gibi bir durum bir Müslüman için mümkün değildir. Bir peygamber (a.s) insanlara Üstad olabilir, lakin vahyin ve semadan gelen bilgilerin çırağıdır. Aynı şekilde mürşitler de böyledir. Onlar da insanlar içinde üstad, mürşid, imam, gavs diye nitelendirilebilir ise de her zaman vahyin ve Kur'anın talebesi ve çırağı olmak zorundadır.

Ayrıca çırak nasıl ustanın her emrini dinler, her sözünü yerine getirip ona yardımcı ve hizmetçilik ediyor ise; biz de bir çırak gibi Kur’an’a hizmet etmeli, onun emir ve yasaklarını yerine getirmeli, onun izni dairesinde yaşamamız gerekir.

Kur’an’a çırak olmak; onun emir ve yasaklarına riayet edip hayatının tek gayesini ona hizmet etmek olarak bilmektir ki, Hz. Üstad'ın hayatı da böyledir. Üstad bütün hayatını Kur’an’a vakfetmiş, her şeyini onun değerlerine göre dizayn etmiştir. Bizim de böyle olmamızı tavsiye ediyor...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 447
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...