Gençlik neyi istiyor? Gençliğin istediği konular hususunda Üstad'ın tavsiyelerini verebilir misiniz?
- Gençlik neyi istiyor, sorusuna ana maddeler halinde Nurlardan cevap verebilir misiniz?
- Nurlara göre bu zamanda gençler için en mühim şeyler nelerdir?
- Bunlardan 5 maddeyi ele alıp izah edebilir misiniz?
1- Fizyolojik İhtiyaçlar 2- Güvenlik gereksinimi 3- Ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimi 4- Saygınlık gereksinimi 5- Kendini gerçekleştirme gereksinimi gibi...
Değerli Kardeşimiz;
Bediüzzaman'ın Risale-i Nur isimli eserlerinde, gençliğin ihtiyaçları ve bu ihtiyaçlara sunulabilecek manevî rehberlik geniş bir şekilde ele alınmıştır. Risale-i Nur zaviyesinden bakıldığında gençliğin bu dünyadaki maddî ve manevî ihtiyaçlarının ahiret eksenli bir bakışla ele alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Soruda yer alan beş temel ihtiyacı Nurların bakışıyla izah etmeye çalışalım:
1. Fizyolojik İhtiyaçlar
Gençlerin beslenme ve barınma gibi en temel olan fizyolojik ihtiyaçları, İslam’ın insan fıtratına uygun çözüm tavsiyeleriyle desteklenmektedir:
Helal dairesinde hayat: Üstad'ımız, insanın ihtiyaçlarını özellikle helal yollardan karşılaması gerektiğini her vesileyle ifade eder. Helal dairesi geniştir ve kişinin hem beden hem de ruh sağlığını korur. Üstad'ımız bunu "Helal dairesi keyfe kâfidir. Harama girmeye lüzum yoktur."(bk. Şualar, 11. Şua, Beşinci Mesele) veciz ifadesiyle ortaya koymuştur.
Cenâb-ı Hakk’ın helal kıldığı nimetler, haram kıldığı şeylerden çok fazladır.
Haram dairede alınan gayr-imeşru lezzetlerin meşru ve temiz olanı helal dairesinde de vardır.
Allah nikâhı helal, zinayı haram kılmıştır. Birçok içecek helal, içki ve şarap haram kılınmış. Birçok hayvanın eti helal kılınmış, domuz gibi fıtraten temiz olmayan hayvanların eti haram kılmıştır.
Her türlü giyeceği helal kılmış, sadece erkekler için ipeği haram kılmıştır.
Temiz, faydalı birçok helal içecek dururken, aklı uyuşturan ve vücuda zarar veren alkol ve uyuşturucu gibi şeyleri içmek kâr-ı akıl değildir. Yasak edilen şeylerin insan vücuduna ne kadar zararlı olduğu da herkesin malumudur.
Meselâ, göz bize bir İlâhî emanettir. Onu helal dairesinde kullandığımız takdirde gözümüzü Allah’a satmış oluruz. Dersin devamında izah edildiği gibi bu satışın bütün kârı, hem bu dünyada hem de ahirette “saadet” olarak bize verilecektir.
Dünyanın gayr-imeşru lezzetleri zehirli dikenler gibidir. Menhus bir lezzeti bulunsa da dünyada pişmanlığı, ukbada azabı vardır. Alkol yüzünden nice ölümlü trafik kazaları, yaralamalar, cinayetler, boşanmalar meydana gelmektedir. Dünyada sahibine bir ömür boyu pişmanlık ve vicdan azabı çektirir, ahrette de elim azaba duçar eder.
"Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı imân ile hayatlandırınız ve ferâizle zînetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhâfaza ediniz."
İsraf ve aşırılıklardan sakınma: Gençlikte enerji ve bedenî ihtiyaçların daha da ön planda olması, israfa ve aşırılıklara yol açabilir. Risale-i Nur özellikle 19. Lem'a İktisad Risalesi gibi risalelerde ölçülü ve sade bir hayat sürmenin hem dünyada hem ahirette huzur getireceğini ifade eder.
2. Emniyet İhtiyacı
Risalelerde emniyet; fiziki, psikolojik ve manevî boyutlarıyla ele alınır. Risale-i Nur gençlerin korku ve endişelerden kurtulması için iman ve tevekkül şuurunu kazanmalarını tavsiye eder:
- Allah’a sığınma: Gençlikteki en büyük emniyet kaynağı, Allah’a tevekkül ve teslimiyettir. Zorluklar ve tehlikeler karşısında Allah’a güvenen bir genç, manen güçlü olur. Üstad'ımız bu gerçeği şöyle özetler: "İman, hem nurdur hem kuvvettir. Hakiki imanı elde eden adam, kâinata meydan okuyabilir." (Sözler, 23. Söz, Birinci Mebhas)
- İman ve ibadetle huzur: Bediüzzaman, özellikle gençlerin kalplerini ve zihinlerini imanla beslemelerinin, onları hem dünya hem de ahiret tehlikelerinden koruyacağını belirtir. Bu konuya da şu ayetten delil getirmektedir: اَلَا بِذِكْرِ اللّٰهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُۜ / "Biliniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur." (Ra'd, 13/28)
Öyleyse hakiki zevk, Allah’a inanmak ve O’nu anmakla insan kalbinde hâsıl olan manevî haz ve ulvî lezzettir.
Allah Bâki’dir, insanın kalbini ve ruhunu da bâki kılmıştır. Ruh da onun ihsanıyla bâkidir. İşte imanın verdiği zevk, bu bâki ruhun Bâki olan Allah’a iman ile onun marifetinde yol almakla kazandığı zevklerdir.
3. Ait Olma ve Sevgi İhtiyacı
Gençlerin aile, arkadaşlık ve içtimai hayat ilişkilerinde aidiyet ve sevgi ihtiyacı güçlüdür. Risale-i Nur, bu ihtiyacın hem fıtrat hem de manevî boyutta nasıl karşılanacağını açıklar:
- İman kardeşliği: Risale-i Nurlarda gençlerin, sağlam bir arkadaş çevresiyle iman ve güzel ahlak esaslı bir münasebet kurmaları ve geliştirmeleri teşvik edilir. "İman kardeşliği," geçici dostlukların ötesine geçer, kalıcı ve sağlam bir bağ oluşturur. Risale-i Nur, bu hakikati; "Güzel değil batmakla kaybolan bir mahbup. Çünkü zevâle mahkûm, hakikî güzel olamaz." (bk. age., 17. Söz, İkinci Makam) cümlesiyle çok güzel bir şekilde ortaya koymuştur. Ayrıca 32. Söz'ün 3. Mevkıfı da bu meseleyi harika bir şekilde izah eder.(1),(2).
- Aile ve toplum sevgisi: Bediüzzaman, aile bağlarının güçlendirilmesi ve topluma faydalı fertler yetiştirilmesinin lüzumunu vurgular.
4. Saygınlık İhtiyacı
Gençlerin toplumda saygı görme isteği, fıtratta olan bir duygudur. Ancak Risale-i Nur, bu duygunun ahiret merkezli ve tevazu temelli bir şekilde yönlendirilmesini tavsiye eder:
- İzzet-i İslamiye: İslam’ın onuru, bir gencin en büyük manevî değeri ve saygınlık kaynağıdır. Gençler, İslam ahlakı ve faziletleriyle topluma örnek olmalıdır. Bediüzzaman özellikle hanım kardeşlerimiz için şu ifadeleri kullanır: "Mimsiz medeniyet, taife-i nisayı yuvalardan uçurmuş, hürmetleri de kırmış, mebzul metaı yapmış." (bk. Sözler, Lemeat)
- Riyadan uzak durma: Bediüzzaman, gençlere, başkalarının takdirini kazanmak için riya ve gösterişten kaçınmalarını ve ihlaslı olmalarını tavsiye eder. Üstad bu konuda şunları söyler: "Riyakârlık, fiilî bir nev’i yalancılıktır. Dalkavukluk ve tasannu, alçakça bir yalancılıktır." (bk. Hutbe-i Şamiye, Üçüncü Kelime)
5. Kendini Gerçekleştirme İhtiyacı:
Gençlerin hedef ve idealleri doğrultusunda kendilerini gerçekleştirme arzusu, ahiret bakışıyla şekillendirilmelidir:
- Fıtrata uygun hedefler: Gençlik enerjisi, fıtratla uyumlu bir şekilde iman ve ahiret doğrultusunda yönlendirilmelidir.
- Hizmet ve fedakârlık: Risale-i Nur, kendini gerçekleştirme arzusunun, Allah’a kulluk ve insanlara hizmet yolunda mana bulacağını ifade eder.
Üstad'ımız bu konuda şöyle diyor:
"Sizdeki gençlik katiyen gidecek. Eğer siz daire-i meşrûada kalmazsanız, o gençlik zâyi olup başınıza hem dünyada, hem kabirde, hem âhirette kendi lezzetinden çok ziyâde belâlar ve elemler getirecek." (Sözler, 13. Söz, İkinci Makam),(3).
Netice Olarak;
Risale-i Nur, gençlerin ihtiyaçlarını şu şekilde yönlendirmektedir:
- Helal dairesinde ihtiyaçları karşılamak, sade ve ölçülü bir hayat.
- İman ve tevekkülle emniyeti sağlamak, endişelerden kurtulmak.
- Sevgi ve aidiyet duygusunu iman kardeşliğiyle güçlendirmek.
- Saygınlık arzusunu ahiret merkezli bir anlayışla tevazu ve izzetle yönlendirmek.
- Kendini gerçekleştirme arzusunu kulluk ve hizmet ile şekillendirmek.
Bu maddeler, gençlere hem dünya hem ahiret mutluluğu için rehberlik edecek mahiyettedir.
Dipnotlar:
1) Allah için sevmenin ölçüsü nedir?
2) Bediüzzaman'a göre beşeri aşk nasıl olmalıdır?
3) Sizdeki gençlik katiyen gidecek. Eğer siz daire-i meşruada kalmazsanız, o gençlik...
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü