Efendimizin beşeriyet yönü nazara verilirken "Bize imam olması bunu iktiza ediyor." deniyor. Göğsü yarılmış, kalbi yıkanıp hikmetle doldurulmuş. Dini yaşaması daha kolay olmaz mı?
Değerli Kardeşimiz;
Peygamberlerin diğer insanlara karşı zaten imtiyazları var. İmtiyaz tamamen kalksa o zaman rehberlik ve modellik yapamazlar. Yani vahye ve mucizeye mazhar olmasalar, bizim gibi sıradan insanlar olurlar ki, o zaman diğer insanlara yol gösterip rehberlik edemezler. Bu yüzden Allah onlara bazı imtiyazlar veriyor ve üstün vasıflar bahşediyor.
Üstad Hazretleri bu manayı şu cümleler ile ifade ediyor:
“Mu’cize ise, Hâlık-ı Kâinat tarafından, onun dâvâsına bir tasdiktir, sadakte hükmüne geçer. Nasıl ki, sen bir padişahın meclisinde ve daire-i nazarında desen ki, 'Padişah beni filân işe memur etmiş.' Senden o dâvâya bir delil istenilse, padişah 'Evet.' dese, nasıl seni tasdik eder. Öyle de âdetini ve vaziyetini senin iltimasınla değiştirirse, 'evet' sözünden daha kati, daha sağlam, senin dâvânı tasdik eder."
"Öyle de Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm dâvâ etmiş ki:"
"Ben, şu kâinat Hâlıkının meb’usuyum. Delilim de şudur ki: Müstemir âdetini, benim dua ve iltimasımla değiştirecek. İşte, parmaklarıma bakınız, beş musluklu bir çeşme gibi akıttırıyor. Kamere bakınız, bir parmağımın işaretiyle iki parça ediyor. Şu ağaca bakınız, beni tasdik için yanıma geliyor, şehadet ediyor. Şu bir parça taama bakınız, iki üç adama ancak kâfi geldiği hâlde, işte, iki yüz, üç yüz adamı tok ediyor."
Ve hakeza, yüzer mu’cizâtı böyle göstermiştir." (Mektubat, 19. Mektup, İkinci Nükteli İşaret.)
Peygamberlerin ismet, fetanet, sıdk, emanet ve tebliğ gibi sıfatları bize sadık bir rehber olmalarını temin ediyor. Şayet onlar -haşa- fısk, hamakat, kizb ve ihanet sıfatları ile alûde olsalardı, hem Allah’ın hakkı ile elçisi olamazlardı hem de insanların kalp ve ruh dünyasına hitap edemezlerdi. İmtihan ve hakkaniyet şaibeli olurdu. Bu yüzden Allah resullerini yüksek bir ahlak ile teçhiz etmiş ve ulvi meziyetler ile bezetmiştir.
Lakin tamamı ile insanlardan kopuk ve melek gibi bir vaziyet de verilmemiş. Onlar da bizim gibi insandırlar, lakin imtiyazlı insanlardır. Yani müthiş bir muvazene ve ölçü içinde yaratılmışlar. Ne imtiyazsızlar ne de insandan farklı melek gibi bir vaziyettedirler.
Peygamberler belki imtiyaz içindedirler, ama en büyük imtihan ve sıkıntıyı da onlar çekmişlerdir. Bazılarının etleri demir taraklarla taranarak şehid edilmişlerdir. Peygamber Efendimiz (asm)'in çektiği sıkıntılar malumdur.
Her nimetin ve üstünlüğün ağır bir bedeli ve mesuliyeti vardır. Allah kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemez. Nebilere güç ve kuvvet vermişse de ona göre de yük ve ağırlık bindirmiştir. Bütün insanlık toplansa Allah Resulü (asm)'nün manevi yükünün ve imtihanının altından kalkamaz. Elbette böyle ağır bir yüke dayanmak için nurla yıkanmış, hikmetle arındırılmış bir kalp iktiza eder.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü