"Zaman-ı müstakbel, kendi vukuat ve fünununun etvar-ı müdakkikanesiyle onun mevkib-i ikbalini istikbal ve lisan-ı hakîmâne ile irşadatına teşekkür..." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ve zaman-ı mâzî, enbiya ve kütüb ve kâhinlerin rumuz ve telvihâtıyla, o Şems-i Hakikatin fecr-i sâdıkını göstererek müjdeci oluyor."

"Ve zaman-ı hâl, yani Asr-ı Saadet lisân-ı hâliyle; tabiat-ı Araptaki inkılâb-ı azîmin ve bedeviyet-i sırfdan medeniyet-i mahzanın defaten tevellüdünü şahid göstererek nübüvvetini isbat ediyor."

"Ve zaman-ı müstakbel, kendi vukuat ve fünunun etvar-ı müdakkikane ile onun mevkib-i ikbâlini istikbâl ve lisân-ı hakîmâne ile irşadatına teşekkür ediyor. Nev-i beşer, kendi muhakkikleriyle bahusus hatib-i beliği ki; şems gibi kendi kendine burhan olan Muhammed’in (a.s.m.) lisân-ı fasihânesiyle hakdan geldiğini ilân ediyor. Ve Zât-ı Zülcelâl, kendi Kur’ân’ının lisân-ı beliğânesiyle ol Nebiy-yi Ümmînin fermân-ı risaletini cin ve inse işittiriyor."(1)

Her dönem kendi özellik ve gerekleri ile Hazreti Peygamber (a.s.m)'in davasını tasdik ve tahmid ediyor.

Mazi zamanı; enbiyaların kitapları ve rivayetleriyle, gaybtan haber veren kahinlerin işaret ve haberleriyle, o hakikat güneşi ve iki cihan lambası olan Hz. Peygamberin peygamberliğine şehadet eder.

Şimdiki zaman, yani Asr-ı saadet; o zamanki arapların bedevi ve vahşi hallerinden bir anda en medeni kavim haline gelmeleri, ayrıca bir anda toplum ve şahıslarında meydana gelen güzel inkılaplarla O'nun (a.s.m) peygamberliğine şehadet eder.

İstikbal ise, Peygamber Efendimizin (a.s.m) dönemine göre istikbal olan sonraki dönemler ve bu dönemin alim ve evliyaları, Peygamber Efendimizin (a.s.m) imtiyaz ve güzelliklerini eserleri ile keşfedip aleme ispat etmişler ve onu bu şekilde istikbal edip, ona böyle teşekkür etmişler. Mesela Risale-i Nurlar bu eserlerden sadece bir tanesidir.

Mevkib-i ikbal tabiri Peygamber Efendimizin (a.s.m) istikbaldeki manevi temessülüne işaret ediyor. Evet onun maddi cesedi vefat etmiş olabilir, lakin manevi şahsiyetinin zaman ve mekan kaydı yoktur. O mazide Ahmet (a.s.m), Asr-ı saadette Muhammed (a.s.m) istikbalde Mustafa-yı Hüda (a.s.m)'dır. İstikbaldeki o talihli kafile, Hazret-i Peygamberimizin (a.sm) ruh-u şerifi ve baki davasıdır.

(1) bk. Muhakemat.

İlgili ders videosu için tıklayınız:
Prof. Dr. Şadi Eren, Muhakemat Dersleri (1.Bölüm)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 5.357
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

karolin

... ol Nebiyyi Ümminin...

Muhakematta "ol" kelimesi çok geçiyor.

O anlamında anladım. Ama kesin de bilgi sahibi değilim. 

İslami eser olduğu için emin de olamadım. 

O anlamında mı, bu kitapta çok geçiyor?

Siz de lugat kısmında yazmamışsınız, bence yazılsa daha iyi olur. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Değerli Kardeşimiz; "O" işaret zamiri eski Türkçe'deki "OL" kelimesinden evrilmiştir. Külliyat lügatlerine Söz Basım tarafından konulmamış, binden ziyade yerde geçtiği için hepsine eklemek şu anda mümkün görünmüyor. Selam ve dua ile...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
karolin

Allah razı olsun 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...