"Tesbih ve takdis ve hamd ve şükür ve tekbir ve tazim ve tevhid ve tehlil" gibi birbirine benzer kelimelerin kullanılmasının hikmeti ne olabilir?
Değerli Kardeşimiz;
Paragrafta geçen "tesbih ve takdis ve hamd ve şükür ve tekbir ve tâzim ve tevhid ve tehlil" gibi ifadeler, farklı yönleriyle aynı hakikate işaret eden, ancak her biri kendine has bir mana ve görev taşıyan zikir ve kulluk biçimleridir. Bu kelimelerin art arda sıralanmasının ve benzer anlamları çağrıştıranların (örneğin tesbih ve takdis ya da hamd ve şükür) bir arada kullanılmasının temel nedenleri şunlardır:
Mananın Kapsamını Genişletmek ve Derinleştirmek (Tecelliyi Çeşitlendirme):
Her bir kelime, Allah'a yönelişin farklı bir veçhesini, farklı bir sıfatının tecellisine karşı duyulan farklı bir hâli ifade eder.
Tesbih: Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmektir (Sübhanallah).
Takdis: Allah'ı mukaddes, kutsal olarak kabul etmektir.
Hamd: Övgü ve kemal sıfatlarına karşı şükürle karışık övgüdür (Elhamdülillah).
Şükür: Nimetlere karşı minnettarlıktır.
Tekbir: Allah'ın büyüklüğünü ilan etmektir (Allahu Ekber).
Tâzim: Saygı ve yüceltmektir.
Tevhid: Allah'ın birliğini tasdik etmektir.
Tehlil: Allah'tan başka ilah olmadığına şehadet etmektir (Lâ ilâhe illallah).
Bu zikirlerin sıralanması, kulu yaratan Zat'ın (Allah'ın) fevkalade sehavetli, merhametli, sanatkâr, lütufkâr, hârika iktidarlı, maharetli, hüşyar, işgüzar gibi çok yönlü sıfatlarına karşı, kulun da çok yönlü bir görevler demeti ile cevap verdiğini gösterir. Tek bir kelime, bu geniş yelpazeyi ifade etmekte yetersiz kalır.
Edebi Vurgu ve Güçlendirme (Tekid):
Duygusal ve manevi yoğunluğun altını çizmek için tekrarlar (ya da yakın anlamlı kelimelerin art arda sıralanması) kullanılır. Bu, kelimelerin sadece sözlük anlamlarını değil, aynı zamanda o manaların kalpte uyandırdığı coşkuyu ve kesinliği de yansıtır.
Burada, gözlemlenen "yüzer tarzda mucizâne eserler" karşısında hissedilen imanın ve kulluğun bütüncül ve kapsamlı bir dökümü yapılmaktadır.
Fıtratın ve Hilkatin Bütün Görevlerini Sahiplenme:
Üstad Hazretleri bu görevleri "fıtrat vazifeleri ve hilkat gayeleri ve hayat neticeleri" olarak adlandırıyor. Tek bir zikir çeşidini anmak yerine, insan fıtratının ve yaratılışının kapsadığı tüm temel ibadet ve idrak görevlerini sıralayarak, keşfedilen hakikate verilen cevabın ne denli eksiksiz olduğunu göstermeyi amaçlamıştır. Bu, "Ben bütün bu görevleri idrak ettim" demenin edebi ve manevi bir yoludur.
Özetle, bu ifadelerin tekrarı, kelimenin tam anlamıyla zikirleşme (Allah'ı anmak) amacından çok, gözlem ve tefekkür sonucu ulaşılan imanın derinliğini ve kapsayıcılığını; yaratılışın sonsuz sıfatlarına karşı kulluğun bütün yönleriyle yerine getirilişini vurgulamak ve detaylandırmak içindir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü