"Sabredip şekva etmezsen, şu muvakkat bir hastalıkla daimi pek çok hastalıklardan kurtuluyorsun." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Bu vecize de Bedîüzzaman Hazretlerinin Lem'alar adlı eserindeki meşhur şifa kaynağı olan Yirmi Beşinci Lem'a (Hastalar Risalesi) içinde yer alır. Üstad bu tespitiyle, insanın geçici bedensel hastalıklar vasıtasıyla aslında çok daha büyük, kalıcı ve tehlikeli hastalıklardan nasıl korunduğunu harika bir tefekkür ufkuyla ortaya koyar. İfadeyi iki ana boyutta analiz edebiliriz:
1. Kazanımın Şartı: Sabır ve Şikayeti Terk Etmek
"Sabredip şekvâ etmezsen..."
Hastalığın insan ruhuna bir arınma ve kazanç vesilesi olabilmesi, insanın ona karşı takındığı tavra bağlıdır. Üstad burada iki şart koşar:
Sabır: Başa gelen bu imtihan karşısında isyan etmeden, metanetle dayanabilmek.
Şekvâyı terk etmek: Durumu insanlara sızlanarak, Yaratıcı'yı mahlukata şikayet eder gibi anlatmamak.
Eğer insan sabreder ve dilini şikayetten korursa, çektiği o fiziksel ızdırap manevi bir ticarete ve büyük bir avantaja dönüşür.
2. Büyük Değiş Tokuş: Geçici Dertle Kalıcı Kurtuluş
"...şu muvakkat bir hastalıkla daimî pek çok hastalıklardan kurtuluyorsun."
Burada muazzam bir kıyaslama vardır: Muvakkat (geçici) bir hastalık karşılığında, daimi (ebedi) pek çok hastalıktan kurtulmak. Peki, insanın kurtulduğu o daimi hastalıklar nelerdir?
Ruhsal ve Manevi Hastalıklar:
İnsan sapasağlam ve güçlü olduğunda, nefsindeki firavunluk, gurur, kibir, kendini beğenme ve gaflet gibi manevi hastalıklar hızla büyür. Hastalık ise insana acizliğini, zayıflığını ve ölümlü olduğunu hatırlatır; kibri kırar, gururu eritir. Yani bir yönüyle bedenin hastalanması, ruhun gurur ve gaflet gibi çok daha tehlikeli hastalıklardan şifa bulmasını sağlar.
Ahiretteki Ebedi Azap:
İnanç dünyasında, müminin dünyada çektiği hastalıklar ve ağrılar onun günahlarına keffaret olur. Dünyadaki o geçici, birkaç günlük veya birkaç aylık bedensel rahatsızlık, ahirette insanı ebedi bir ziyan ve hüsran hastalığı olan cehennem azabından kurtarabilir.
Özetle:
Bu vecize, hastalığa bir kayıp olarak değil, çok kârlı bir takas olarak bakmayı öğretir. İnsan, beden hanesinde misafir olan o geçici ağrı ve sızılara sabrettiğinde; ruhunu ebedi olarak çürütecek manevi hastalıklardan ve ahiretin kalıcı azabından kurtulmuş olur. Hastalık, bir yönüyle ebedi sağlığın sigortası hükmüne geçer.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü