"Muvakkat hastalığın neticesi ve içyüzündeki sevabı düşün. 'Bu da geçer, ya Hu' de, şekva yerinde şükret." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu vecize de Bedîüzzaman Hazretlerinin Lem'alar adlı eserinden, hastalar için en büyük teselli ve psikolojik reçeteleri barındıran Yirmi Beşinci Lem'a (Hastalar Risalesi) içinden alınmıştır. Cümle, insanın hastalık gibi fiziki ve ruhi açıdan zorlandığı anlarda acıya karşı bakış açısını değiştirerek metanet, huzur ve sabır kazanmasının yollarını gösterir. Üç ana boyutta inceleyebiliriz:

1. Hastalığın Geçici Karakteri ve Ödülü

"Muvakkat hastalığın neticesi ve içyüzündeki sevabı düşün."

İnsan hasta olduğunda, zaman onun için yavaşlar ve o acının hiç bitmeyeceği yanılgısına düşebilir. Üstad ilk olarak hastalığın muvakkat (geçici) olduğunu hatırlatarak zihne bir ferahlık verir.

Ardından, acının görünür yüzüne (ızdıraba) takılıp kalmak yerine, onun gizli kalmış içyüzüne ve neticesine odaklanmayı tavsiye eder. İnanç dünyasında hastalıklar; günahların dökülmesine, kalbin saflaşmasına ve normalde saatlerce ibadetle kazanılamayacak yüksek manevi derecelerin (sevabın) çok kısa sürede elde edilmesine vesile olur. Acının arkasındaki bu büyük ödülü fark etmek, çekilen sıkıntıyı hafifletir.

2. Kadim Bir Teselli: "Bu Da Geçer, Yâ Hû"

"'Bu da geçer, yâ Hû' de..."

Bu ifade, Şark-İslam kültürünün ve tasavvuf geleneğinin en derin, en estetik teselli kalıplarından biridir. Dünyadaki her şeyin en büyük acıların da en büyük neşelerin de kalıcı olmadığını ilan eder.

"Bu da geçer" kısmı akla ve nefse bir sabır telkinidir; çekilen dert ebedi değildir, bulutlar gibi dağılacaktır.

"Yâ Hû" (Ey O / Ey Allah) kısmı ise yönü doğrudan Yaratıcı'ya çevirir. "Bu dert benden değil, ondandır; şifası da ondadır, nihayete erdirecek olan da odur." teslimiyetini barındırır.

3. Şikayetten Şükre Geçiş (Ruhsal Dönüşüm)

"...şekvâ yerinde şükret."

İnsanın fıtratında zorlukla karşılaştığında sızlanmak, şikâyet etmek (şekvâ) ve isyan noktasına gelmek vardır. Ancak şikâyet etmek acıyı azaltmaz, tam aksine manevi bir hırçınlık doğurarak ruhsal ızdırabı ikiye katlar.

Üstad, şikâyet enerjisini şükre dönüştürmeyi teklif eder. Bu şükür, "Hastalık çok güzel" demek değildir; "Bu hastalık benim daha büyük bir dertle (örneğin iman zafiyetiyle veya kalıcı sakatlıkla) imtihan edilmemi engelledi, beni uyardı, günahlarımı temizliyor." diyerek durumun olumlu yönlerini görebilme olgunluğudur.

Özetle: Bu vecize, modern psikolojide yeniden çerçeveleme denilen, yaşanan olumsuz bir duruma daha geniş ve anlamlı bir pencereden bakma sanatının inançla yoğrulmuş halidir. Hastalığı bir ceza değil; ruhu terbiye eden, insanı acizliğini fark ettirerek Yaratıcısına yaklaştıran geçici bir misafir olarak görmeyi öğretir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 44
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...