"Mesleğimizin esası, azami ihlas ve terk-i enaniyettir." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Bu hususta, 'Mesleğimizin esası, âzamî ihlâs ve terk-i enaniyettir. İhlâslı bir dirhem amel, ihlâssız yüz batman amele müreccahtır. İnsanların maddî mânevî hediyelerinden hürmet ve teveccüh-ü âmmeden, şöhretten şiddetle kaçıyorum.' der." (Tarihçe-i Hayat, Isparta Hayatı)
Bu ifade, Risale-i Nur hareketinin ve bizzat Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin ortaya koyduğu hizmet modelinin temel anayasası, âdeta omurgasıdır.
"Meslek" burada gidilen yol, benimsenen metot ve tarz anlamına gelir. Cümlede geçen iki kavram, manevi bir hizmetin ömrünü, samimiyetini ve neticesini belirleyen en kritik unsurlardır:
Âzamî İhlâs (En Üst Düzey Samimiyet)
İhlas, yapılan her güzel işi, ibadeti ve hizmeti sırf Allah rızası için yapmak, araya başka hiçbir dünyevi menfaati karıştırmamaktır. Başındaki âzamî vurgusu ise bu şartın ne kadar tavizsiz olduğunu gösterir.
Bu yolda giden birinin hizmet karşılığında maddi bir menfaat, makam, şöhret, hatta manevi bir makam veya insanların takdirini dahi beklememesi gerekir.
Eğer niyetin içine zerre miktar kendini beğendirme veya dünyevi bir fayda girerse, ihlas zedelenir ve yapılan hizmetin manevi tesiri kaybolur.
Terk-i Enaniyet (Benliği ve Kibri Bırakmak)
Enaniyet; ego ve benlik demektir. İnsanın kendi ilmine, zekâsına, kabiliyetine güvenmesi ve "Bunu ben başardım." hissiyatına kapılmasıdır. Terk-i enaniyet ise bu benlik davasından tamamen vazgeçmektir.
Manevi hizmetlerde en büyük tehlike, başarıları sahiplenmektir. Kişi "Ben olmasaydım bu iş olmazdı." dediği an, hizmete değil kendi egosuna hizmet etmeye başlar.
Bu düstur, kişiyi şahsi öne çıkışlardan korur ve şahs-ı manevi içinde erimeyi netice verir. Başarı Allah'tan bilinir, kusurlar ise nefse verilir.
Risale-i Nurlarda geçen ve vazgeçilemez dersler hükmündeki aşağıda verdiğimiz muhteşem üç prensibi arka arkaya koyduğumuzda, ortaya kusursuz bir manevi gelişim haritası çıkıyor:
1. "Bir insan yalnız kendi nefsine dinlettirse yeter." (Hedef kitleyi belirler: Önce dışarısı değil, kendi içimiz.)
2. "Ben nefsimi herkesten ziyade nasihate muhtaç görüyorum." (İçeriye bakarken takınılacak tavrı belirler: Kusursuzluk değil, tam bir muhtaçlık ve tevazu.)
3. "Mesleğimizin esası, âzamî ihlâs ve terk-i enaniyettir." (Bu yolun ve metodun temel kuralını koyar: Sıfır menfaat beklentisi ve sıfır ego.)
Bu üç düstur bir araya geldiğinde, insanı dünyevi hırslardan, kırgınlıklardan, rekabet duygusundan ve ümitsizlikten koruyan sarsılmaz bir kale inşa eder.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü